#okudumbitti
#L. N. TOLSTOY
#Savaşvebarış
#1cilt887sayfa
#ikincicilt889sayfa
#çeviri. TansuAkgün
Selam kitap canlar. Uzun bir maratonuna ardından merhaba. Mayıs ayı başında başladığım ve ortak okuma yaparak Nihal canla okuduğum muhteşem bir eser oldu savaş ve barış. Nasıl yorumlanır, nasıl hakkı verilir bu eserin bilemiyorum.
Öncelikle bu eseri henüz okumayan ve okuma niyeti olanlara şunu söylemek istiyorum mutlaka yanınızda bir defter ve bir kalem bulundurun. O kadar çok isim var ki kitapta kafa karışıklığı olmasın diye bir soyağacı çıkarmanız şart. Gerçi ne kadar çıkarırsanız çıkarın savaş meydanında yan karakterler her zaman dahil olacak ama ana karakterler oturunca çokta sorun olmuyor bu.
İkinci olarak dip not konusu var ki, kitap bittiğinde normal boyutta puntolarla yazılsa yeminle bir 200_300 sayfalık kitap çıkar ama onlarda kitabın bütünlüğünü sağlıyor sonuçta. Mektupları okurken büyüteç kullanın
Ya o kadar çok not almışım ki hangisini paylaşıcam ben ya en iyisi alıntılarla yorumlayayım
"Hükümdarın tek ve mutlak hedefinin başlıca amacı, Avrupa'da barışı sağlam temeller üzerine oturtmaktır, bu yüzden bugün ordunun bir bölümünü sınır ötesine gönderme ve bu emeline ulaşabilmek için yeni adımlar atma kararını almıştır" sayfa 102 amanda ne kadar tanıdık sözler ortadoğuya'da barış için gidilmişti değil mi? Dünden bugüne değişen pekte bişey yok
"İnsanları bize yaptıkları iyilikler kadar değil, bizim onlara yaptığımız iyilikler kadar severiz"sayfa 164 ilginç ama tartışmaya çok açık bir söz
"An gelecek ve ben bu güneşi, bu suları, bu geçidi bir daha hiç göremeyeceğim"sayfa 226
"Ölüm korkusu ve sedyeler, güneş ve hayat sevgisi.. Bunların hepsini birbirine karıştırıp acı verici, rahatsız edici bir duyguya dönüşmüştü" sayfa 226.. Savaşın soğuk yüzü ve bu daha