Kitapla ilgili sadece bir okur olarak, kendi görüşümü, yorumumu ve deneyimimi paylaşabilirim. Edebi bir değerinin olup olmadığı ( ya da olması gerekli mi? ) konusunda haddimi aşacak cümleler sarf edemem. Nihayetinde farkına varmasak bile her okuma bir iz bırakır okuyanda.
Nerdeyse virgül ve noktadan başka noktalama işaretinin kullanılmadığı bir dille yazılmış olduğu için sanırım, bana tuhaf geldiğini belirtmeliyim. Ya , bu tür bir okumayı ilk defa deneyimlediğim için afalladım ve çok sıkıldım okurken; ya da bu okuma bilinçaltımda bir yerleri tetikledi ve neyi tetiklediğini anlayamadığım gibi neyi anlayamadığımı da anlamadım ( bu cümlede kitabın etkisi var sanki :) ) ve çok sıkıldım yine. Anlamamak, anlamadığını anlamak, anlamadığını anladığını anlamak.... Veya tam tersi :)) Gel de çık işin içinden!
Ne dahil olabildim kitaba ne de dışında kalabildim. Ne içselleştirebildim yazılanları ne de reddedebildim. Bir şey var söylenmek istenen, biliyorum; ama ne olduğunu bilemiyorum:
Bilmek
bildiğini bilmek
bildiğini bilmeyi bilmek,
bildiğini bilmemek
bildiğini bilmemeyi bilmemek ( Eyvah, kitap gibi oldum! :) )
Hani bazen rüyalarımızın gerçek olup olmadığı karmaşasını yaşar ya zihnimiz ve hislerimiz... Öyle bulanıklaştı... Tanımlayamadığım bir dokunuş oldu okuma deneyimime... :))