Sevgican

Acı, bırakılmanın akıl almaz acısı onu şaşırtmıştı, o günlerde bütün acıların onu şaşırttığı biçimde, başka bir dünyanın, büyük, gerçek olanın, gitmek istemediği ama her günün onu biraz daha yakınlaştırdığı yerden gelen haberler gibi.
Sayfa 70 - Telos·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Cesetleşmek: Sözcük buydu. Burada yatakta olmayı düşledi, evin en tepesindeki kimsenin olmayan küçük bir odada, elleri serin örtülerin üzerinde rahatça uzanmayı, tuzlu camlardaki gün ışığına bakmayı, dünüp duran, çığlıklar atan martıları. Orada olmak, önemsiz olmak; kısa bir an bile olsa kendini unutmak; durmak, devinimsiz olmak; dingin olmak
Sayfa 69 - Telos·Kitabı okudu
Edebiyat
Yaşam yalınlıkları ve tamamlanmışlığıyla onunla dalga geçiyordu. Ne olur, kendime soruyorum, bir gün fiziksel benliğimden, artık etimde barınamayacak kadar tiksinerek uyanacak olursam? Öyle bir işkence olurdu ki: Tuz içinde eriyen bir sümüklüböcek.
Sayfa 69 - Telos·Kitabı okudu
Edebiyat
Dünyalar içinde dünyalar. Birbirlerinin içine akıyor kanları. Bir anda hem buradayım hem oradayım, eskiden ve şu anda, büyü gibi. Aynaların derinliklerinde yaşayan dinginliği düşünüyorum. Orada yansıyan bizim dünyamız değil. Tümüyle başka bir yer, kurnazca bizimkine öykünen bir başka evren. Her şey olası orada; ölüler bile yeniden yaşama dönebilir. Camda lekeler oluşuyor ve parçalar halinde gümüş kaplamalar düşerek bu koşut, tersine dünyanın, ayrımına varmadan yaşamlarını sürdüren sakinlerini ortaya çıkarıyor. Bazen de cam havaya dönüşüyor ve onlar ses çıkarmadan dışarı adım atıyor, benim dünyama giriyorlar.
Sayfa 67 - Telos·Kitabı okudu
Edebiyat
Çay. Çaydan söz edelim. Bana göre, çay içmek törensel ve eşsiz bir keyif. Çayda başka yaşamların tadı var. Yaşamlar. Başka yaşamlar! Bir yüksük dolusu mis kokulu Eğlencenin içine damıtılan bir sürüsü. .
Sayfa 66 - Telos·Kitabı okudu
Edebiyat