Köylü daha çocukken, annesinden bir dilim ekmek istediği zaman annesi, "Ekmeği senyör aldı" derdi.
Babasına yardım etmeye başladığında, yorulup da sabanın sapını tutacak mecali kalmayınca babası, "Senyör tarlayı sürmemizi emretti" derdi.
Pazar günleri kilisede vaaz veren papaz, "Sabredin, İsa da sabretmişti" derdi.
Sabır, sabır, hep sabır. İyi, ama sabrı hangi pazardan almalıydı? Ve niçin sabretmeliydi?