N.şeyma

N.şeyma
@Sy_ncr
İyi konuşmayı bilenler kısa ve öz konuşur, çok susar.
NEÜ| Logistics Management
43 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Hayal kırıklığı, aslında zihnimizin çizdiği tabloyla hayatın sunduğu gerçek arasındaki çatlakta doğar. Bir yanımız inanır, umut eder, bekler... Diğer yanımız ise gerçekle yüzleştiğinde kırılır. Bu duygu ağırdır, çünkü sadece dışarıya değil, kendimize de kırılırız. "Nasıl böyle sandım?" "Nasıl bu kadar güvendim?" "Ben mi yanıldım, yoksa dünya mı yanıltıcıydı?" Oysa hayal kırıklığı, çoğu zaman kaybetmekten çok görmeyi öğrenmektir. Gerçeği, tüm çıplaklığıyla görmek. Maskesiz, süssüz, beklentisiz. Kırılmak, aynı zamanda yeniden şekil almaktır. Her kırık, içimizde yeni bir dayanıklılığın izini taşır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Belirsizlik, insanı tüketen en sessiz yaradır. Hayatta en ağır yüklerden biri, birinin gözünde nerede durduğunu bilememektir. Çünkü insan netlik ister; ya vardır ya yoktur, ya sevilir ya sevilmez. Ama belirsizlik... işte o, insanın kalbine en derin izleri bırakır. Beklersin, umut edersin, kendini kandırırsın. "Belki düşünüyor, belki buna mecbur" dersin. Ama aslında sessizlik, çoktan verilmiş bir cevaptır. Unutma, seni hayatında net bir yere koymayan insan, seni hiçbir yere koymuyordur. Çünkü gerçekten seven, değer veren, hayatında yer açar. Belirsizlik bir kader değildir, çoğu zaman bir seçimdir. Ve o seçimde kaybolan hep sen olursun. Kendi değerini, başkalarının kararsızlığında arama. Senin yerin net olmalı; kalbinde, ilişkinde, dostluğunda, hayatında. Çünkü yerini bilmiyorsan, orada aslında hiçbir yerin yoktur. Belirsizlik, değersizliktir.
Bugün denk geldiğim muazzam yazı.. “İsterdim ki insan biraz sevgi görünce uzaklaşmasın, değer verildiğini hissedince bunu suistimal etmesin. Samimiyet karşısında hadsizleşmesin. Biraz olsun elindekinin kıymetini bilsin, bu zaten elimde rahatlığıyla değersizleştirmesin. Ama insan, çiğ süt emmiş nihayetinde."
elindeki kalemle üstünü çizmen gerekenlerin üstüne roman yazarsan üstüne basar geçerler. üstüne bir de "ben mi söyledim roman yaz" diye üste çıkarlar. eskiler boşuna, 'üstünü çizmen gerekenler konusunda kalemle inatlaşma' dememişler yani.