Bütün ev karanlığa gömüldüğünde sesimi iyice alçaltıp sordum:
"Yumurtalı ekmek güzeldi, değil mi totoca?"
"Bilmem ki. Tadına bakmadım."
"Niye?"
"Gırtlağım düğümlendi, tek lokma yiyemedim... Şimdi uyuyalım. Uyuyup her şeyi unutalım."
Yüreğim müthiş bir burukluk hissiyle dolup taştı.
"Yemin ediyorum, alacağım. Gerekirse çalıp çırpınmaya çekinmem..."
Bunları söyleyen içindeki küçük kuşum değildi. Yüreğim olmalıydı.