Şeyma

Şeyma
@Symee
128 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Sağlıksız sistem çocuğa her yönüyle, 'sen değersizsin!' mesajını veriyordu. Düşündüğümü Yakup Bey'e söyleyince, "Evet, aile sistemi bu temel mesajı her yönüyle çocuğa verir, perçinler," dedi.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
"Erol ve Ayla ile ilgili anlattıklarınızdan ailede bu tür bir özgürlüğün olmadığını anlıyorum. Erol'un ve Ayla'nın dünyayı nasıl gördüğünü kimse merak etmiyor; kimse onları dinlemek istemiyor. Annesi Erol'u döverken, Erol, 'Anne oraya gitmedim. Bahçede oynarken matematik yaptık. Çetin'in annesi pencereden bakıyordu,' demesine rağmen, Erol'un söylediklerine hiç önem verilmiyor. Aynı şekilde, Ayla sinemaya gitmek için izin isterken, buluşmasına izin verilmezse hiç arkadaşı kalmayacağını söylemeye çalıştığında da, aynı ilgisizlikle karşı karşıya kalıyor." "Kimse onların önemli bir şey söyleyeceğini düşünmüyor ki!" dedim. Yakup Bey acı bir yüz ifadesiyle, "Çocukken kendisine önem verilmeyen kişi böyle davranır," dedi. Sanki bana, 'Recep eniştene ve Hatice teyzene kızma, onlar da çocukken acı çektiler ve şimdi ne yaptıklarının gerçekten bilincinde değiller,' demek istiyordu.
"Sağlıksız ailede çocuğa öğretilen, kendi algılamasının, düşünce ve davranışının önemli olmadığıdır; önemli olan, kendi ilgi ve istekleri ne olursa olsun, onları bir yana bırakıp anababasının istediği yönde davranması gerektiğidir." Eliyle bir metnin altını çizer gibi, "Aile içindeki etkileşimler hep bu temel mesajı veriyorsa, çocuk, gelişimi boyunca merak etmemeyi, düşünmemeyi ve kendi istediği yönde hareket etmemeyi öğrenir," diyerek cümlesini tamamladı.
"O zaman ikinci temel özgürlüğe geçebiliriz," dedi ve konuşmasına devam etti: "İkinci temel özgürlük, kendi düşündüğünü olduğu gibi ifade edebilme özgürlüğü. Sağlıksız anababa, çocuklarının ne düşündüğüyle ilgilenmez, ne düşünmesi ve yapması gerektiğiyle ilgilenir. Sağlıklı aile ortamı çocuğun kendine özgü algılamasını ve düşüncesini ifade etme olanağı sağlar; sağlıksız aile, çocuğun nasıl algılaması, düşünmesi ve davranması gerektiğiyle ilgilenir; çocukları belirli bir kalıba sokmak, onlar için, çocuğun kendisi olarak gelişmesinden daha önemlidir."
"Beş özgürlüğün her birini şimdi teker teker ele alabiliriz," dedi ve konuşmasına devam etti. "Birinci özgürlük, şimdi ve burada olanı duyma ve görme, yani algılama özgürlüğü. Sağlıksız anababa çocuklarını geçmişe, geleceğe veya olması gerekene yöneltir; şu anda ve burada olan olayları olduğu gibi algılamalarına izin vermez." "Bir örnek verebilir misiniz?" diye sordum. "Vereyim," dedi. "Yukarıda sözünü ettiğimiz, 'Ben şimdi sana böyle emekler veriyorum; büyüyüp evlenince beni unutursun, elin kızını seversin, anneni bir köşeye atarsın!' diyen anne, oğlu üzerinde iki olumsuz etkiye yol açıyor: Bir, oğlunun o andaki oyunu, güzel giysisini algılamasını engelliyor; iki, oğluna, ilerisi için kendi kafasındaki 'olması gereken ilişkiyi' empoze ediyor. Yani oğlunun şu anı ve geleceği kendince algılamasını engelliyor." "Ama, anne bunun farkında bile değil. Yani bilerek, kötülük yapmak için böyle konuşmuyor," diye itiraz ettim. Yakup Bey, "Haklısın," dedi, "bilerek yapılan bir kötülük değil. Ama etkisi yine de ömür boyu süren bir durum ortaya çıkıyor."