Şeyma

Şeyma
@Symee
128 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
"Sorun birbirlerini tanımamak olsa, o kadar içim yanmaz," diye yanıtladı ve, "Beni en çok etkileyen kendi özlerini, ruhlarını, iç dünyalarını tanımamaları; kendi duygu, düşünce ve özlemleriyle, kim olduklarını bilmemeleri. Esas hüzün verici olan da bu," diyerek sözünü tamamladı."Sorun birbirlerini tanımamak olsa, o kadar içim yanmaz," diye yanıtladı ve, "Beni en çok etkileyen kendi özlerini, ruhlarını, iç dünyalarını tanımamaları; kendi duygu, düşünce ve özlemleriyle, kim olduklarını bilmemeleri. Esas hüzün verici olan da bu," diyerek sözünü tamamladı.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
"Bu tür sözler sadece erkek çocuklarına söylenmiyor tabii, kız çocuklarına, 'yarın evlenirsen, kocanın annesine 'anne', babasına 'baba' dersin, bizleri unutursun' deniyor. Bu ortamlarda yetişen iki kişi evlenince, birbirini sevmeye, birbirine önem vermeye direniyorlar ya da birbirini sevince, 'anne ve babalarına karşı suçişlemiş' gibi hissediyorlar. Ömrü boyunca bu duygulardan kurtulamamış, bu nedenle karısı ya da kocasıyla bir yabancı gibi ilişkisini sürdürmüş çok insan tanıdım."
"Yengemin, henüz dört yaşındaki oğluna yemek verdiği ya da onun üstünü değiştirdiği zamanlarda, 'Ben sana şimdi böyle emekler veriyorum; büyüyüp evlenince beni unutursun, elin kızını seversin, anneni bir köşeye atarsın!' diye konuştuğunu anımsıyorum. Çocuk 'Anne öyle konuşma, ben seni hiç unutmam,' dediği zaman, 'Unutursun, unutursun, el kızı sana unutturur,' diye yanıt verir ve bu konuşma çocuk ağlaymcaya kadar devam ederdi. Sonunda çocuk ağlamaya başlayınca, yengem gülümseyerek bana bakar, sanki kazandığı bir tür zaferi kutlardı. Bunun doğru olmadığını, ortada sağlıksız bir durumun bulunduğunu 'hissederdim', ama niçin böyle hissettiğimi açıklayabilecek yeterli bilgim yoktu."
"Yakup Bey," dedim, "'Büyüyünce beni unutursun' diyen çok anne gördüm. 'Ben yetiştireyim, el kızı/el oğlu sefasını sürsün/ gibi kinayeli lafları anababalardan çok işittim." "Tabii bu söylediğim sadece benim yengemi temsil eden bir olay değil; bizim toplumda son derece yaygın bir anlayışı gösteriyor. Yeterli bilgim olmadığı için o zaman göremediğimi şimdi görebiliyorum." Durdu, derin bir nefes aldıktan sonra, "Yengemin çocuğunu kendi gereksinmeleri uğruna nasıl kullandığını ve çocuğunun kişilik gelişimine ne büyük darbeler indirdiğini daha iyi görebiliyorum," dedi. "Yıllar sonra, o çocuk büyüdü, evlendi ve evliliğinde büyük stresler oluştu, büyük ıstıraplar çekildi.
"Geçen buluşmamızda Hatice teyzemin Erol'u dövmesinin altında kendi sorunlarının yattığını söylemiştiniz. Öyle bir durumdan mı söz ediyorsunuz?" diye sordum. "Evet, öyle bir durumdan söz ediyorum," dedi ve devam etti: "Hatice Hanım, sağlıklı yetişkin biri olarak Safiye Hanım'la sorunlarını konuşarak çözmek yerine, kızgınlığını Erol'dan çıkarıyor; çocuğu alet ediyor