"Manevi yaşamı ailede beslenen çocuk
ise sağlıklı gelişir. Evrenin bir bütün olduğunu, bu bütün içinde yer alan her birimin, her olayın, kendine özgü
benzersiz bir yeri olduğunu öğrenir; bu nedenle ailedeki her bir bireyin, oldukları gibi değerli olduğunu, kendi
yetenekleri, düşünceleri, duygulan içinde kabul edilmesi gerektiğini anlar. Böyle bir temel, bildiğimiz tasavvuf
anlayışına yakın düşer ve birleştirici, kaynaştırıcı, evrensel bir dünya görüşünü geliştirir. Sağlıklı manevi
yaşam, ailenin çocuklara verebileceği en değerli armağandır. Sağlıklı bir manevi temeli olan insanlar güleç
yüzlü, sevecen, insanlara olduğu kadar doğaya da saygılı bireyler olarak yaşamlarını sürdürürler."
"Katı din kuralları
içinde yetiştirilen çocuk, kendi dışında bazı kurallara göre yargılanacağına ya da ödüllendirileceğine inanır,"
dedi ve devam etti, "Bağnaz din koşullandırmasının baskın olduğu aile ortamında yetişen çocuk, kendi
yaşantı ve deneyimlerini zenginleştirecek, iç ve dış dünyasını araştırıp keşfedecek bir tutum yerine, körü
körüne itaati, kendi düşünce ve duygularından utanmayı öğrenir."
"Böyle yetişmiş bir çocuk, kendine özgü duygu ve düşüncelerinden yalnız utanmayı değil, aynı zamanda
suçluluk duymayı da öğrenmez mi?" diye sordum.
Yakup Bey, "Evet, öğrenir," dedi ve konuyu açıklamaya devam etti: "Bu tür katı kurallar ortamında yetişen
insanlar, sadece kendilerini değil, bütün insanları yargılamayı öğrenirler. İnsan yaşantısı ve deneyimi değerli
bir süreç olmaktan çıkarılmış, her insan ve olay, kendilerinin de tam anlamadığı bazı kurallara uygunluk
derecesine göre değerlendirilmeye başlanmıştır."
"Manevi yaşam öğretilerini temel alan kişilere mistik, mutasavvıf denilir.
Bizim tarihimizde mistiklere örnek olarak Mevlana ve Yunus Emre gösterilebilir."
"Daha önce her insanın iki tür ilişkisi olduğundan
söz etmiştik. Bu ilişkilerden biri kişinin kendi iç dünyasıyla, kendi özüyle olan ilişkisi, diğeri de dış dünya ile,
toplumla, başkalarının beklentileriyle olan ilişkisidir. Din ve manevi yaşam için de böyle bir ayırım yapabiliriz.
Belirli kurallara, beklentilere, dış ilişkilere önem veren dünya görüşüne din, kişinin özüyle evrenin ilişkisine
önem veren görüşe manevi yaşam admı veriyorum."
"Manevi yaşam deyimini İngilizce 'spiritual life' karşılığı kullanıyorum. Bu anlamıyla manevi
yaşam, din kavramından daha kapsamlı oluyor," dedi. Din, belirli kurallara dayalı bir sosyal kurum oluşturur;
manevi yaşam kişinin kendi içinde Tanrı'yi ve 'Hakikat'i bulmasına yönelir. Din, 'toplum'u (cemaati) vurgular;
manevi yaşam ise 'bireyin özü'ne yöneliktir."