Şeyma

Şeyma
@Symee
128 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
"'Allah kahretsin paradigmasını' dediğiniz kişiye tepkisel bir tavır takınmış oluyorsunuz. Bu tür tepkisel tavır, ülkemizde çok sık rastlanan, ama duygusal olgunluğu sığ bir tavır. Karşıdakinin paradigmasını anlayarak o insanla ilişki kuran tavır, daha olgun, daha gerçekçi bir tavır. Ve bu tür tavır alışı toplumumuzda pek sık göremiyoruz."
Reklam
"Güvensizlik duygusu o kadar derinlere inmiştir ki, kendilerine dahi güvenemezler. Bu insanlar, her an değişebilen, kimsenin diğeriyle dayanışma içinde olmadığı, herkesin birbirini kullanmaya çalıştığı bir dünyanın varlığını temel kabul ederler."
"Gördüğünüz gibi, insan, davranışını kendi paradigması içinde oluşturuyor. Kişi paradigmasının farkında olmayabilir. Ama ister farkında olsun, ister olmasın, bu paradigma kişinin geçmişinde oluşmuş ve yapılanmıştır."
"Dayanışma ve güvenin olduğu ailelerde yetişen kişiler, bu güven ve dayanışma duygusunu diğer insanlarla olan ilişkilerinde de gösterirler; karşısındakinin iyi niyetli ve dürüst olduğuna inanarak ilişki kurarlar. Güvensizlik ortamında yetişen kişiler ise, kendileri de dahil, hiçbir kimsenin sözüne inanmazlar ve kimseyle dayanışma içine giremezler."
"Üçüncü aile gereksinimi, yakınlık ve dayanışma duygusu'dur. Aile üyelerinin birbirleriyle dayanışma ve güven duygusu içinde olması, temel gereksinmelerden bir diğeridir. Aile içinde karşılıklı güven ve dayanışma duygusu varsa, bireyin aile dışında karşılaştığı stres getirici olumsuz olaylar yıkıcı etki yapmaz. Güven duygusunun baskın olduğu aile, dış dünyanın yaratmış olduğu üzüntü ve kaygılardan kurtulacak bir sığınak oluşturur."
Reklam