Orhan Bayrak

Orhan Bayrak
@Synopsis
Öğretmen
Lisans
Trabzon
Trabzon, 7 Ocak 1999
148 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
10/10
·280 syf.··
2026 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 01:27
Akıcılığıyla, hikaye bütünlüğüyle, olaylar arasındaki merak duygusuyla ve şaşırtmalarıyla da okudukça sizi içine çeken harika bir eser. Eseri okurken klasik bir cinayet vakasını konu edineceğini düşünürken, konu ilerleyince Mehmet adlı karakterin hikayesini dinleyeceğimizi sanıp sürekli yazar tarafından şaşırtılıp, ters köşe oluyoruz. Zaten cinayetin sonunda kim olduğunu bile bize buldurması apayrı bir güzellik katıyor. Eser, Ahmet adlı emekli olmuş bir mühendisin sessiz, sakin bir yere yerleşmesi ve daha sonra da komşusu Arzu adında birisinin cinayete kurban gitmesiyle olaylar başlar. Cinayeti araştırmak isteyenlerden gazeteci bir kız Ahmet Bey’e sorular sorar ve onunla olan sohbetlerinden etkilenip, şaşırarak ikili arasında sürekli bir diyalog gerçekleşir ki bazı zamanlarda gazeteci kız onun evinde bile kalır. Daha sonra Ahmet Bey, gazeteci kıza karşı kardeşi Mehmet’in hikayesini anlatacağını söyler ve günlerce kesik kesik hikayeyi anlatmaya başlar. Kardeşinin hikayesini bitirdikten sonra ise okuyucular olarak şaşkınlık yaşayaşa başlıyoruz. Ahmet Bey, tüm her şeyi anlatan uzunca bir mektup bırakarak gerek katilin kim olduğunu söyler -ki aslında söylemez şifreler vererek okuyucuya buldurur. Daha sonra ise ayrı bir şaşkınlık olan kardeşi Mehmet üzerinden gelir ki tüm okuduklarımızı ters köşe yapacak cinsten bizi şaşırtır. Okurken içine çekmesi, akıcı bir şekilde ilerlemesi, betimlerken sanki yanımızda oluyor hissi, sürekli tahmin ederken aslında o tahminlerimizin yanlış çıkıp bizi şaşırtması, katil kim diye beklerken hiç beklemediğimiz birisinin çıkması, kardeşi Mehmet’in hikayesini anlatırken onca yazılan sayfada ki tüm her şeyi ters köşe yaptırması ve sürekli merak uyandırması ve etkilemesi bakımından çok güzel bir kitaptı. Kesinlikle tavsiye ederim. Keyifli
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2024126,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
6/10
·56 syf.··
2026 16. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 01:33
Beş farklı hikayeden oluşan ve çocuklara yönelik olan öykülerde insanlara dair sosyal ve evrensel mesajlar hikayeleştirerek anlatılmıştır. Çocuk kitabı olarak öne çıktığı için intak yani konuşturma sanatı hikayelerde öne çıkmaktadır. Eserde anlatılanlar “aşk, iyilik, sevgi, dostluk, bencillik, saflık” gibi konular üzerine yazılmıştır. Hikayeler ise “Mutlu Prens”, “Harika Fişek”, “Bencil Dev”, “ Bülbül ve Gül”, “ Vefalı Dost”tur. Hikayelere kısaca değinecek olursam; Kitaba ismini veren Mutlu Prens’te, Mutlu Prens ile bir kırlangıcın dostluğunu ele alır. Mutlu Prens şehrin tam ortasında duran kocaman bir heykeldir. Heykelin gözleri,kalbi ve diğer her yeri değerli taşlarla süslüdür. Mutlu Prens şehirdeki yoksulluğu, sefaleti ve fakirliği görünce ve de kendiside heykel olup hareket edemediğinden ötürü gördüğü her üzücü şeyde dostu olan kırlangıçtan kendi bedeninde bulunan değerli taşları alıp o ihtiyacı olan kişiye götürmesini rica eder. Böylelikle herkese dostu sayesinde yardım etmiş olur. Bu durum heykeldeki tüm her şey bitip tükenene kadar devam eder. Artık eski değerli ve güzel hali kalmayan heykel kötü bir görüntüde kalır ve şehirdeki insanlar tarafından yıkılır. Dostu kırlangıç ise soğuktan ötürü ölür. Ancak her ikiside sonunda Tanrı tarafından ödüllendirilir. Harika Fişek’te, Fişeğin herkes tarafından sevildiğini düşünmesi ve herkesten kendisini üstün görerek ortaya bencil ve narsist bir karakter koyar. Fişek her ne kadar kendisini üstün görsede her seferinde daha aşağı düşerek gerek fişeğin ateşlenememesi, gerek atılması veya fişeğin kendisini ne kadar üstün görsede dışardan öyle olmadığını söylenerek hep en kötü duruma itilerek en son odun niteliğinde yanmasını konu edinir. Bencil Dev’de, bahçesinde çocuk istemeyen devin mevsimler yaz olduğunda kendi bahçesi
Mutlu PrensOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,8bin okunma
6/10
·64 syf.··
2026 15. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 01:49
Eser, mektuplar üzerinden evliliği anlatmaktadır. Osmanlı kadınlarının gözünden aşkı, eşine bağlılığı, fedakarlığı, aile içi şiddet ve sıkıntıları birbirlerine anlatırlar. Bizlerde okurken iyi evlilik ve kötü evliliğe dair düşüncelerimiz gelişiyor. İyi evliliği olan mutlu mesut yaşarken diğer taraftaki ise kötü evliliğinin ona kattıkları ve bir çok şeyden özellikle de kendi yaşantısından dahi vazgeçmesi ve sadece çocukları için katlanır olması sadece o zaman için değil evrensel olarak her iki evlilikte günümüze dair ışıklar tutmaktadır. Her yazılan mektup öğüt vermekte, hayata dair düşünceleri sorgulatmaktadır. Mehabe ve Fehame adındaki kardeşlerin birbirine yazdıkları mektuplar üzerinden eserin yazılması tam bir hikaye veya öykü gibi hissettirmiyor. Sadece yazan kişi Mehabe ise mutlu bir evlilik tasvir edilirken, Fehame’nin yazdıklarında ise hüsran, acı ve üzüntülü bir evliliği tasvir ediyoruz. Genel manada ise günümüzde de etkinliğini sürdüren bu iki evlilik için bile okunup o zamandaki kadınların neler yaşadıklarını ve nelerden vazgeçtiğini gösteren kısa ve nasihatler veren bir eser. Keyifli okumalar.
Levâyih-i Hayat (Hayattan Sahneler)Fatma Aliye Hanım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,2bin okunma
5/10
·136 syf.··
2026 14. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 01:02
Eser, birbirinden bağımsız 8 farklı hikayeden oluşmaktadır. Hepsinin benzer ortak noktaları olsa da bazıları şöyle sıralayabilirim;gurbet, sıkıntı, stres, mülteci, yalnızlık, kaçış, paranoya ve ikilem olarak sınırlandırabiliriz ki özellikle her hikayede arada kalma, ne yaptığını bilememe gibi durumlar olduğu için de kitabın ismi “Arafat’ta Bir Çocuk” olmuş sanırım. Anlatılan her hikaye farklı da olsa hepsinde ortak olan karamsar bir hava ve buhran var. Bu yüzden her hikayede güzellikler görmek maalesef olanaksız oluyor. Bu da okurken betimlenen dünyanın güzel olmamasını sağlıyor. Ancak hikayelere biraz güncel hayattan bakarsak Türkiye’nin 60-70’li yılların siyasi hayatını anlattığını fark ediyoruz. Bu doğrultuda bakıldığında ise o zamanlardaki o karamsar ve insanların arafta kalmasını, duygularının ve psikolojik yönden ne kadar kötü olduklarını yazarın kendisininde o zamanlarda yaşadığı gerçek olaylardan esinlenerek yazdığını düşünürsek farklı güzel bir anlam kazanıyor. Bu da o zamanları daha iyi anlamamızı sağlıyor olacaktır. Keyifli okumalar.
Arafat’ta Bir ÇocukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202110,1bin okunma
8/10
·72 syf.··
2026 13. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 23:59
İsminden de anlaşılacağı üzere salgın bir hastalık olan “Veba Hastalığı”nı konu ediniyor. Salgının yayılmasından sonra dünyanın neredeyse tamamını öldüren bu virüsten sonra insanların nasıl vahşileşip, ilkel hayattaki insanlar gibi davranmaya başlaması ve kendi hayatlarını korumak için her türlü şeyi yapmalarını anlatıyor. Salgından yıllar sonra medeniyetin yok olması, teknolojinin kaybolması kısacası modern hayatın neredeyse tamamının yok olmasından sonra salgına yakalanmamış olan bir adamın torunlarına eskiye dair, eski dünyaya dair dünyada nelerin olduğunu, nasıl bir yaşam sürüldüğünü, eğitimi ve o zamanki hayatın nasıl bir yer olduğunu anlatan kısa ve etkili bir hikaye olarak yazılmıştır. Eseri okurken hepimizin yaşamış olduğu korona zamanlarını akıllara getiriyor ve bizler o zamanlarda bu teknolojide bu modernlikte bile ne kadar zorlandıysak “Veba” dönemindeki o salgında insanların ne kadar zorlanıp hayatlarını yaşamaya çalışmasını ve yıllar sonraki süreçte insanların nasıl bir şekilde hayatta olduklarını güzel bir kurguyla anlatmış. Keyifli okumalar.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma