Ne hikmetse, sadaka kasesi daima akçe dolu olan adam, en az yirmi senedir mesleğini icra ettiği yeri değiştirme zahmetine bile girmiş değildi. Onun daima aynı yere çöreklendiği senelerdir bilindiği için, dilenciyi sanki bir han yahut dükkan gibi gayrimenkul bir varlık sayan çevre esnafı, bir yol soracak olursa, " Doğru yürü, dilenciyi geçince sağa sap!" ya da "Dilencinin tam karşısındaki sokağa gir, oradan sola sap!" gibi cevaplar verirdi.