Başta hanedan ve saltanatçılar olmak üzere Tanzimat muvazaacıları, bütün irtica, yeni devletin Anadolu'da Türkleşmesini cemaat menfaatlerine uygun görmeyenler, sebepli veya sebepsiz Türk'ten başka bir ırktan gelmiş olmak kompleksi içinde kıvrananlar, nihayet menfaatleri eski devlet ve müesseseler nizamına bağlı olanlar, padişahlığın kalkmasını da başkentin değişmesini de derin bir kaygı ve hınç ile karşıladılar.
Nedense tarihten fazla masal meraklısıyız. Eski kitaplarda hadiseler, vesikalar ve rakamlar üzerinde aklımızı yormaktan fazla, vakanüvis fıkraları üzerinde kafa ve gönül eğlemeye bakarız. Hükümlerimiz, çok defa, "indi"* ve "şahsi"dirler.
Sayfa 12 - * Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan.·Kitabı okudu
Cehaletin en tahripçisi ki memleket ve halkı bilmemektir, nazariye ve hayal peşinde sürüklenmektir, biz bu cahillerin cezasını çektik, çekiyoruz ve çekeceğiz. Tanzimat'a vaktiyle bir kitabımda "Cilalı adam devri" adını vermiştim. Hala cilalı adam devrinin çilesini dolduruyoruz.