Hamit kızıltaş

Hamit kızıltaş
@THETURK
40.Bölüm Gerçekler
Herkes dinlenmişti Karınları doymuş susuzlukları dinmişti hastalara bakılıyor yaşlılar ve çocuklarla ilgileniliyordu sorular herkesin dilinde cevaplar herkesin kendisinde saklıydı Anemon Ruganaya herkesi toplayıp konuşmalıyız dedi geride kalanlara ne oldu umma ile yola çıkanlar yaşıyormu Todanlılardan kalan var mı başka yerler yaşadıkları bilinen herhangi farklı kabileler var mı bunları öğrenmeliyiz ve artık ne yapmamız gerektiğine karar vermeliyiz son nefesimize kadar burada böyle fark edilmeden kalamayız Rugana sesini yükseltti  toplanın bir araya dedi umma yaho Vantes sizlerde yanıma ve yaşlılar sizlerde diye tekrar etti herkes yavaş adımlarla yakınlaşmaya başladı kalabalık neler konuşulacak duymak için iyice iç içe girmişti sessiz olun  olduğunuz yere oturun her biri oldukları yere oturdular  merak edilen herşeyi şimdi konuşucağız ve neler yapacağımızı düşüneceğiz Dillerden gerçekler dökülecekti merak edilen herşey cevaplanacaktı Anemon Kabilelerden gelenlere bilge kumanı diğer bilgileri ve reisleri sordu onlara ne oldu neden bu kadar az kişi kaldınız her birisi açlıktan mı yaşamlarını kaybetti buna bana anlatın bilmek istiyorum dedi Bir uğultu oldu hemen herkes konuşmaya başladı hiç bir şey anlaşılmıyordu Rugana tekrar sesini yükseltti sessiz olun ve teker teker konuşalım her konuşan ismini ve kabilesini söylesin böylelikle sizleri tanımış oluruz şimdi sakin olun ve konuşun ayağa kalktı yaşlı adam ben unsatilerden muhateyim sizinle yola çıkan seçilmiş olanlardan sayomi ve örketenin kabilesinden gözüm örketeyi aradı ama göremedim sayomi burada umma ona seslendi örkete yol ayrımında ışığa doğru gidenlerde benimleydi ve o öldü  geriye dönemedi onun için üzgünüm dedi yaşlı adam üzülme bizim için hayatını kaybedenleri her zaman yaşatacağız diyerek devam etti
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
39.Bölüm Göz Yaşları
Nihayetinde ormanın içinde saklı olan Geniş ağaç gövdesine ulaşmışlardı Umma nereye geldik böyle burda kimse yok Dinlenmek için mi durduk diye sordu Anime geldik diye cevap verdi burası herkes burda merak etme kimseyi göremiyorum diye devam etti sabırlı ol herkesi göreceksin Anemon yerden 3 tane taş aldı ağacın gövdesine sırayla atmaya başladı ve gizli kapı açılmaya başladı umma ve diğerleri bir kaç adım geri attılar bu nasıl bir sihir dedi Anemon gülümsedi sihir değil bu mucize dedi ve ağaç gövdesinde bir çift göz belirdi Bu ruganaydı ve dışarıya doğru çıktı şaşkın bir ifade belirmişti yüzünde bu kadar çabuk gidip gelemezlerdi ve oldukça kalabalık sayıda geri dönmüşlerdi Rugana siz nasıl diye tekrarlarken Anemon içeri girelim görülmeden herşeyi uzunca konuşucaz dedi ve her biri sırayla ağacın gövdesinden tek tek içeri girmeye başladılar İçeri giren gözlerine inanamıyordu bir ağaç gövdesinden böyle geniş bir yere nasıl gidilebilirdi okadar insan orada ne yapıyordu göz göze gelenler göz yaşlarını tutamıyordu sona eren bir yaşam biçimi sanki yeniden filizlenmişti göz yaşları toprağa su olurcasına akıyordu her biri hiç tanımadıkları kişilere sarılıyordu ve mutluluğunu paylaşıyordu Litiyu sesleri duyunca şifalı otları elinden bırakıp seslere doğru ilerledi ve kalabalığı gördü ve yukarıda Anemonu mutluluğu yüzüne yansıdı hemen ve sevinçle ona doğru ilerlemeye başladı Rugana ağaç gövdesinin girişinde yaşlı kadını gördü iyice bitkin düşmüştü onu hızlı bir şekilde içeriye alın gücü tükenmek üzere acele edin dedi yaşlı kadın yanından götürülürken Rugana onu daha önce görmüşçesine baktı ve bakmaya devam etti bir yandan düşünürken bir yandan da izledi herkes içeri girmişti en arkadan umma içeri girdi ve ardından Rugana ağaç gövdesini tekrar kapadılar Umma içeri girdiğinde
38.Bölüm Yeniden Doğuş
Bir tarafta geriye dönüp kalanları kurtarmak için yola çıkanlar bir tarafta geride kalanları kurtarıp seçilmiş olanları bulmak için yola çıkanlar iki arayış bir birine mucizevi bir şekilde kavuşmuştu Kalanları bulmak için yola çıkanlar için erken bir mutluluk oldu ama seçilmiş olanları bulmak için çıkılan yol çok daha uzundu kayıplar ve zorluklarla doluydu. Vantes halkını görmüştü ve çok daha az sayıda kişi yaşıyordu hepsi Vantesin yaşadığını görünce çok mutlu oldular ve ona sarılıp  merkez noktası gibi daire içine aldılar  Vantes onların lideriydi ve yinede yaşayanların olduğunu görmesi onu mutlu etmişti göz yaşları yanaklarından süzülüyordu mutluluğu ve hüznü aynı anda yaşarken Anemon'da kabilelerden azda olsa Yaşayanların olduğunu görmüştü ama kendi kabilesinden sadece çok az bir topluluk vardı ve çoğu yaşlıydı onlardan başka tanıdık hiç bir yüz yoktu diğer kabilelerden olanlar Anemonu gözlerinden tanıdılar ona seçilmiş olanları sordular yaşayan var mı yeni bir yaşam yeri var mı diye sordular Anemon merak etmeyin artık kurtulduk önümüzde belki de son bir engel var ama şimdi bunları konuşup daha fazla güç kaybetmeyin Umma görevini yerine getirmişti kurtuluş yolunu Ayrılık zamanı çıktıkları ışığa doğru yürüyüşlerinde bulamamıştı ama geride kalanları toplayıp geçte olsa daha anlamlı bir şekilde amacına ulaşmıştı Anemon Ummaya Nasıl olduğunu sordu ona sarıldı kalanların sadece bu kadar olup olmadığını sordu yorgunsun biran önce gidelim dedi Anemon kalabalığa seslendi ilerisi için daha sessiz bir şekilde yürüyeceğiz ilerisi daha tehlikeli bizi kimse fark etmeden devam etmeliyiz kalabalık duydu ama ilerlemedi her biri Ummadan gelecek sesi bekliyordu onları buraya kadar getiren ve kurtaran ummayı vefalı insanlardı ve kurtuluşu görünce yapılan şeyleri unutmadılar Anemon
37.Bölüm KURTULUŞ
Orman Olabildiğince uzun ve sessizdi çıkan tek ses kurumuş yaprakların üzerinde yürüyen ayak sesleri ve derince alınan nefes sesleriydi karanlığın ormana verdiği korkutucu manzara karşısında insanlar mümkün olduğunca dikkatli olmak için elinden gelen herşeyi yapıyorlardı. Adımlar yavaş kulaklar etrafa dikkatini vermiş gözler karanlığa alışmış yüksek ağaçlar ay ışığını engelliyor yaprakların dalların ve ağaçların arasından çok az ışık geliyordu Umma önden yürüyordu duyma ve görme yeteneği en yüksek olan kabilenin kalan son üyesiydi ve arkasından yürüyenlerin Tek lideri Son umuduydu o her birinden daha dikkatliydi üzerindeki sorumluluğun farkındaydı ve insanların ona güvendiğininde. Umma yaşlı kadına doğru gitti kadın çok yorulmuştu ve üzerine düşeni yapmıştı onu sırayla insanlar taşıyordu yanına eğilip buraları biliyormusun bir yol daha bize gösterebilecekmisin diye sordu Kadın umma yada diğerleri kadar iyi görmüyordu karanlık ve ormanın içi ona herhangi bir şey hatırlatmıyordu ummaya kafasını yanlara sallayarak işaret etti umma tekrar ön tarafa ilerledi ve yürümeye devam ettiler. Dinlenecek doğru yerde olup olmadıklarını bilmiyorlar hiç bir şeyi net göremedikleri için emin olamıyorlardı ama yorulmuşlardı ve nereye gideceklerini tahmin edemiyorlardı Güneşin doğmasını beklemekten başka çareleri yoktu uzun bir gece olacaktı umma herkesin birbirine yakın olanlara söyleyeceği şekilde oturun dedi yanındakilere ve onlarda kendilerine yakın olanlara bu şekilde söylemeye devam etti bir süre sonra herkes oturdu olduğu yere ve bekleyiş başladı güneşin doğuşuna kadar tehlikeye açık bir şekilde ormanın karanlığında ve sessizliğinde. Uzunca zaman geçmişti  şafak sökmek üzereydi her biri birer av gibi elleriyle dizlerini kendine çekmiş kafalarını dizlerine koymuş şekilde öylece