Hamit kızıltaş

Hamit kızıltaş
@THETURK
30.Bölüm Naşukami Kabilesi
Çıktıkları 18 kişilkik yolculukta peyliyi kaybetmelerinin ardından 17 kişi kalan seçilmiş olanlar  Karşılaştıkları Todanlılarla sayısal çoğunluluk yakalamışken yol ayrımına girip tekrar sayıları bölünmüştü ışığa gidenlerden haberleri yoktu bu yüzden onları da kayıp olarak sayıyorlardı  onlarla birlikte gelen 10 todanlının 2 si ölmüştü 1 tanesi yaralıydı  seçilmiş olanlarda artık 8 kişiydi iki kabilede kayıplar vermişti yolculuk ilerledikçe kayıplar çoğalıyordu peşlerinden gelen bu gözcülerin tekrar geleceklerinden hiç şüpheleri yoktu Oliv yön değiştirmeliyiz bizi bulmaları kolaylaşıyor şaşırtmalıyız ya onlara doğru ilerlemeliyiz yada başka bir yöne ama düz ilerlememeliyiz bindikleri dotamesler oldukça hızlı binekler ama belirli mesafede hızlılar bu bizim için avantaj şimdi kabilelerine doğru ilerleyip olan biteni anlatacaklar sonra yeniden daha kalabalık gelecekler hazırlıklı olmalıyız onlara karşı sayımız az gelenlerin sayılarını düşürmek için gerekirse tuzaklar kuralım bu onları yavaşlatacaktır belkide korkup vazgeçerler bizi takip etmekten biran önce harekete geçelim çok vakit kaybettik yaralı olan todanlının kanı durmuyordu litiyu elinden geleni yapmıştı yahoya onu yaralayan mızrak zehirliymiş kanın akışını hızlandırıyor durduramıyorum dedi Vantes olan biteni merak etti yahoya neler olduğunu söyledi Vantes kabile üyesine döndü ve öleceğini söyledi  belli bir süre sonra yaralı olan todanlı ters istikamete doğru ilerlemeye başladı Oliv nereye gidiyorsun diye seslendi bizim için farklı bir yöne ilerliyor kan kaybından ölene kadar durmadan ilerleyecek bize vakit kazandırmak için bir seçim yaptı çünkü o zaten ölecek dedi Yaho Todanlılar çok onurlu savaşçılardı yaptıkları her seçim her zaman doğru kararlarla sonuçlanıyordu  Vantes bir kabile üyesini daha kaybetmişti bu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
29.Bölüm MIZRAK
Gecenin karanlığı onları gizlemişti Yaho'nun yaraları günden güne daha çok iyileşiyordu kaçtıkça uzaklaştıkları bir su sesi vardı bunu bilmek bile onları tepeden tırnağa heyecanlandırıyor görmemiş olsalar bile bu gördükleri kabilede onlara bir nevi yerleşim yeri buldukları konusunda ikna ediyordu adamlar ve çocuklar gayet iyi durumdaydı çünkü ne açlık nede başka bir belirtileri yoktu demek oluyorduki burada kıtlık yok açlık yok yaşam var Ama oraya gidemiyorlardı sayıca üstünlükleri olduklarını tahmin etmeleri onlar için zor değildi İleride çalılar hareket ediyordu hızla onlara yaklaşan bir şeyler vardı ilk akıllara gelen kukamat oldu yayıldılar ve mızraklarını sıkıca kavradılar ve oklarını görene kadar beklemeye karar vermişler di bir anda dotamesler karşılarına çıkmıştı ve üzerlerinde insanlar vardı yaylar gerilip oklar boşluğa doğru bırakıldı hızlıca hedefe giden ok yerini bulmuştu Anemon mızrağını fırlattı oda hedefini vurmuştu sayılar eşitti neredeyse dotameslerin üzerlerinde olmaları diğerlerine büyük avantaj sağlıyordu yaho bir anda bağırdı dağılın dedi bu bir nevi hedef şaşırtmak içindi dotameslerin üzerindeyken arkalarına dönmeleri dez avantaj sağlıyordu birer birer mızrakları ile onları öldürmeye başladılar havayı yara yara bir mızrak ilerliyordu gelen sese her biri döndü ve baktı bu ses Kalimunun sesiydi mızrak bacağına saplanmıştı ardından bir mızrak daha gel göğüs kafesinin hemen üzerindeydi Kalimu dizlerinin üzerinde son nefesini veriyordu Vantes Todanlılara bağırdı ve her biri bir yana koşmaya başladı ne olduğunu anlayamadı hiç biri koşan todanlılardanda birinin sırtına bir mızrak saplandı onları üzerlerine çekmişlerdi oliv nuyan yaho Anemon mızraklarını fırlattı tekrar alimi oku ile her hedefi vuruyordu av ustası olan anime de hızlı hareketlere yere
28.Bölüm Vadiden Uzakta
Umma ve Todanlılar yolculuklarına devam ediyorlardı uzun süren bu yürüşün ardından yolda verdikleri kayıplar oldukça fazlaydı yaşlılar yolculuğa dayanamamıştı hastalar dinlenemedikleri için bitkin düşüp ölmüşlerdi ama kalan her bir kişi için durmadan ilerlemeleri gerekiyor du umma yola çıkmadan bunu her birine söylemişti yaşam için devam etmek zorundaydılar onları unutmayacaklardı ama kalıp yaslarınıda tutmayacaklardı. İleride bir duman görüldü Todanlılar sevinmeye başladı yerleşim yerinde yaşayan insanlar olduğunu düşünmeye başladılar Umma tedirgin oldu sessiz olun diye seslendi umma biliyordu bu yürüdükleri yol vadilerine giden yoldu ve orada yaşam süren bir kabile yoktu kimdi orada olanlar yada neydi umma kabilelerin olabileceği ihtimalini de düşünüyordu uzun zaman sonra belkide herşey düzelmiş kıtlık bitmişti bilmiyordu. Temkinli ve dikkatli bir şekilde sessizce yürümeye başladılar umma mızraklı olan savaşa bilecek kişileri öne çağırdı diğerlerini arka tarafa gönderdi dumana doğru yakınlaştıkça sesler duymaya başladılar onlar fark etmeden ani bir yaklaşım olsun diye hep birlikte koşmaya başladılar ateşin etrafında olanlar neye uğradıklarını şaşırdı bir anda etrafları sarılmıştı korkudan gözleri yerlerinden fırlayacak gibi olmuştu her birinin umma onlardan bazılarını tanıyordu bunlar farklı kabilelerden insanlardı mızrakları indirin dedi onlara doğru yaklaştı burada ne yapıyorsunuz neden diğerleri ile birlikte değilsiniz onlar nerede diye sormaya başladı duyacakları onu hiç mutlu etmeyecekti geride kalanlar omahat kabilesinin yanına gitti bütün kabileler orada toplandı ama ellerinde olan yiyecek kimseye yetmeyecekti biz yanlarından ayrılanlarız yolculuk ilerledikçe bir birimizle karşılaşıp beraber hareket etmeye başladık dahada fazla kişi vardı ama çoğu öldü
27.Bölüm KAÇIŞ
Ölen çocuk kabile Liderinin Son oğluydu kukamat dan kaçanlar kabilelerine gidip onlara benzeyen ama şekil değiştire bilen kişiler gördüklerini ve saldırdıklarını  anlattılar  gerçek bu değildi ama görünen tam olarak buydu İmpakslar insanlarla böylesine yakın hiç görülmemişti ve kukamat onlara saldırmışken yardım etmek için onlara doğru koştuklarını düşünmemişlerdi Bu kabile daha gelişmiş bir kabileydi ve oldukça kalabalıklardı kabile lideri oğlunun öldüğü yere gitmek istedi bütün savaşçılara hazırlık yapmalarını onları bulmalarını söyledi hiç bir şeyle ilgisi olmayan yolcular ilerlemeye devam ediyorlardı Derin bir sessizlikle yürüyorlar nuyan ve Anemon bir birlerinden gözlerini ayırmıyorlardı aralarındaki gerginlik hala devam ediyor ikiside fırsat kolluyordu yaho hızlanalım karanlık çökmeden buradan uzaklaşmış olmalıyız bu gidenler daha fazla bir şekilde gelebilir kendimize sığınacak bir yer bulalım aramızdaki mesafeyi açalım bizden kalabalık bir gruba karşı şansımız yok herkes daha dikkatli olsun ve her zaman mızraklarınız elinizde olsun dedi bu onlar için artık bir kaçış olmuştu çıktıkları bu yolda amaçlarına ulaştıklarını düşünürken bir anda tahmin edemeyecekleri bir hal almıştı olaylar Kabile liderini kukamatın  çocuğu öldürdüğü yere götürdüler gittiklerinde orada ölenlerin üzerleri taşlarla kapatılmıştı kim yapmıştı bunu taşları tek tek kaldırdılar ölü bedenleri gördüler kabile lideri çocuğunu cansız bir şekilde organları vücudundan çıkmış bir halde görünce gözleri döndü kan beynine sıçradı ve ölüleri üzerlerine bindikleri dotameslerin üstelerine yerleştirdiler dotamesler dayanıklı bineklerdi bu kabile onların üzerlerinde duruşları ile uzun süredir binek olarak kullandıkları hakimiyetlerinden belli oluyordu dotamesler hızlı koşan çok beslenen bineklerdi enerjileri