Hamit kızıltaş

Hamit kızıltaş
@THETURK
23.Bölüm Çocuk
Yaho kendini Toparlamıştı Anemon ve litiyunun topladığı bitkiler yaralarının kapanmasına yardımcı olmuştu yola devam etmeleri gerekiyordu yolculuk devam ederken sanki geride kalanlar unutulmuş gibiydi Oliv en önde nuyan hemen yanında hızlı adımlar ile yürüyorlardı yüksek bir tepeden gidecekleri yöne karar vermek için uzunca baktılar yahoya seslendiler ne dersin yaho ne taraftan gitmeliyiz Yaho odaklandı duymaya ve görmeye çalıştı daha uzakları suyun sesini duyuyormusunuz dedi ama onlar duymuyordu gözleri parlıyordu her birinin susuzluklarına son vereceklerdi belkide belkide yaho yanlış duymuştu ama o gözlerindeki ışıltı her birinde vardı Anemonun yanında gelen 3 impaks vardı diğerleri ormandan ayrılmamıştı ama bu İmpakslar Anemonla bağ kurmuştu Anemon sırtlarını sevdi ve hadi gidin dedi gidin ve bakın hepsi yahoyu  izliyordu Anime Yaho'nun yanındaydı ona destek oluyordu bir çoğuda artık anlamıştı anime ve yaho bir birlerini seviyorlardı ve bunu kabullenmişlerdi bir birlerine henüz söylememiş olsalarda yürümeye devam ederken yaho birden durdu kayaların orada bir kalabalık vardı hepsi bunu gördü onlar gibi farklı insanlar vardı yaho Vantese döndü ve onlar sizin kabilenizden mi diye sordu Vantes onları daha önce hiç görmemişti oradakiler Vantesin kabilesinden değillerdi peki niyetleri kötü olabilirmiydi yoksa seçilmiş olanlar yada todanlılar gibi onlarda yeni bir yer mi arıyorlardı nuyan bir adım attı Oliv bileğini yakaladı ve bekle kim olduklarını bilmiyoruz kaç kişi olduklarını da bilmiyoruz izleyelim dedi kendilerini gizleyip izlemeye başladılar hem korkuyorlar hem merak ediyorlardı oldukları yerden birden bir kaya parçası koptu düştüğü yerde toz bulutu çıkmasına neden olan bu kaya parçası uzakta olanların dikkatini çekti ve otarafa yöneldiler onları görmüşlerdi
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Önemli Duyuru
Yazdığım kitaptaki yazım hataları noktalama hataları ve diğer konular için yardımcı olacak birisi varmı yada bildiğiniz uygulama
22.Bölüm Umma'nın Çığlığı
Karanlık çökmüştü umma ve todanlılar yürüyor hızlı adımlarla ilerliyorlardı karanlıkta bir yükselti gören umma durun dedi odaklandı ve daha dikkatli bakmaya başladı yükseltinin ne olduğunu tam olarak anlayamadı etrafını sarmay başladılar ve adım adım yaklaşmaya yaklaştıkça koku artıyordu keskin bir koku vardı ilerlemeye devam ettiler yaklaştıkça bir şeyin olmadığına iyice kanaat getirdiler adımlar hızlandı mızraklar ileriye dönük hızlı hızlı ilerlediler bu gördükleri taş birikintisiydi. Yüksekçe irili ufaklı taşların üst üste dizilişiydi koku durulamayacak kadar artmıştı umma kolunu yüzüne doğru kıvırarak ağzını ve burnunu kapadı mızarağını yere bıraktı ve taşları kaldırmaya başladı diğerleride yanına gelip ona yardım etmeye başladı kaldırdığı taşın altında bir ayak gördü ve daha hızlı bir şekilde taşları kaldırmaya başladılar yukarı doğru ulaştı yüzünü merak ediyordu kimdi bu taşlarla örtülü kişi ummanın elleri kanıyordu taşları kaldırmaktan bir taş daha kaldırdı ve sıtakisinin yüzünü gördü elini yüzünden indirdi ve şoka girmişçesine öylece baktı donuk ve solgun bir Halle ik elini dizlerine koydu ve başını öne eğdi sonra ayağa kalktı ve sendeledi yere düşecek gibi oldu toparladı kendini hızlıca döndü etrafta diğerlerin herhangi biri daha var mı diye sağa sola koşup bakmaya başladı başka kimse yoktu sıtakisi ölmüştü ve Papuranın öldüğünü bilmeyen ışığa gidenler onu papuranın bulması zor olsun diye taşların altına gizlemişlerdi bir şeyi unutmuşlardı papura yaşıyor olsaydı onu kolaylıkla bulurdu çünkü papura iyi koku alan bir varlıktı peylinin üzerine koydukları bitkiyi unutmuşlar dı yada yanlarında olmadığı için o bitkiden ellerinden gelenin en iyisini yapmışlardı kendilerince umma yeniden taşları sıtakisinin üzerine koymaya başladı diğerleri de ona yardım ettiler hızlı
21.Bölüm Yaklaşan Son
İlerlemeye devam eden ışığa gidenler çıktıkları bu yolda her geçen süre zarfında sayı kaybediyorlardı önce umma ve 4 todanlıyı sonra sıtakisiyi ilerlemeleri zorlaşıyor sayılar azalıyordu 11 kişiden sadece 5 kişi kalmıştılar diğerlerinin yaşayıp yaşamadıklarını bilmeden umma ve 4 todanlıyı bilmeden halâ bir karar vermemişlerdi ne yapacakları hakkında bir düşünceleri olmadan yürüyorlardı içecek hiç bir şey yoktu nede yiyecekleri pes etmişlerdi ölümün gelip onları alması için bekleyişe geçmişlerdi harpi karanlıkta ilerleyelim şansımız daha çok olur dedi ama algılıyamaycak kadar enerjileri yoktu kafalarını salladılar serin ve gölge bir yere geçip gözlerini kapadılar bir umut belki umma ve 4 todanlı onlara yetişebilir ve destek olabilir di karanlık çökmüştü ama kalkıp yürümek için hiç bir hareket yoktu kaybettiklerini düşünüp bir şey yapmak istemiyorlardı son bir çırpınışla bir birlerine güç verip ayağa kalktılar yürümeye başladılar karanlık ve sessizlik içinde sadece ayak sesleri vardı yerde sürüklenen ayak sesleri umma ise karanlık vaktinde daha enerji dolu bir halde ilerliyordu gündüzleri kendini dinlendiriyor karanlıkta ilerlemeye devam ediyordu şansı onlardan daha yüksekti todanlılar bölgede olan ağaç köklerinin diplerinde olan suyu biliyorlar ve hem su hemde yiyecek ihtiyaçlarını görüyorlar dı azda olsa karınlarını doyuyorlardı şansları yüksekti diğerlerine yetişebilirlerdi umma daha uzağı görüp daha iyi duyabiliyordu bu avantajı ona yön bulma konusunda yardımcı oluyordu diğerleri ise karanlık olduğunda ilerlerken yollarını kaybetmişlerdi güneş doğmak üzereyken yerde göç eden tiyitilerin ölmüş olanları vardı korkuyorlardı çürümüşlerdi ama açlık gözlerini kör etmişti hızlıca tiyiti leşlerine yöneldiler yemeye başladılar kendilerini zorlayarak ama mecburlardı yaşamak