Mustafa Kemal Paşa, Ordu Kumandanlığına ait yetkilerini tamamıyla muhafaza etmek istiyor; halbuki von Falkenhayn, hatta kolordu kumandanına karşı bile yapılamayacak biçimde 7. Ordu işlerine müdahale etmeye kalkışıyordu. Mesela Mustafa Kemal Paşa, kendisine tahsis edilmiş olan bölge içindeki Arap işlerine doğrudan doğruya müdahale etmek isteyen Falkenhayn'a, buna yetkili olmadığını ve bu işlerin ancak ordunun görev ve yetkisi içinde bulunduğunu bildiriyordu. Özellikle Falkenhayn'ın Arapların ruhi halleriyle katiyen bağdaşmayan bazı görüşmelerinin
ve icraatının, varanın çıkarlarına karşı olan kötülük derecesini takdir eden Mustafa Kemal Paşa, Alman generalinin Lkudreti dışındaki işlerle uğraşmasına kesinlikle engel olmak istiyor ve bu yolda, Ordu Kumandanlığının kendisine verdiği yetkiye dayanıyordu. İşte Ekim 1917 ortalarında İstanbul'dan Halep'e geldiğim zaman, Suriye'deki genel durum bu merkezde idi. Mustafa Kemal Paşa ile o sırada uzun uzadıya görüşmelerde bulunduk. General Falkenhayn'ın, memleketin başına Allah tarafından en son bir bela olmak üzere yaratıcılığına karar verdik. Mustafa Kemal Paşa, bu adamın maiyetinde katiyen hizmet edemeyeceğini anlıyor; ben de General Falkenhayn Suriye'de bulundukça, üç sene içerisinde orada kurduğum nüfuzun kaybolacağına ve bundan memleket için giderilemeyecek kötülükler meydana geleceğine inanmış bulunuyordum. Bari Filistin cephesindeki harekatın idaresinde kudret göstereceğine emin olsa idik, diğer kusurlarını affederdik. Fakat, gerek benimle ve gerek Mustafa Kemal Paşa ile yaptığı fenni görüşmeler sırasında akıllara hayret verecek öyle fikir ve görüşler ileri sürüyordu ki; bu gidişle en son ümidin de kaybolmaya başladığını görüyorduk. Nihayet Mustafa Kemal Paşa ile bir iki acı haberleşmeden sonra Mustafa Kemal Paşa, Ordu