Kitabın edebi dilini yeterli, yazarın kaleminide oldukça güçlü bulduğumu söylemeliyim. Sorgulatan, düşündüren cümleler, kendi iç dünyamdan yansımalar bulduğum karakterler çok fazlaydı. Altını çizdiğim pek çok pasaj oldu. Psikolojik derinliği ve sürpriz finaliyle beğenimi kazanan bir eser oldu. Tavsiye edilir...
‘’Hayatın İnsanları’nda; gerçek ve hayal arasında sıkışmış insanların, yaşamı durdurmasına tanıklık edeceksiniz.’’
‘’Hayatın İnsanları’’; haklı sandığımız davranışlarımızın, başkalarında yaratabileceği travmaların sonuçlarını ve zihnimizin kendini korumaya alış biçimini göstererek, duyarsızlaşan toplumda kırılgan insanların dönüşümüne ışık tutuyor.
İnsanları anlamak isteyenlerin okuması gereken, varış noktasına sürpriz bir sonla ulaşan, edebi ve şiirsel bir dille yazılmış, psikolojik roman türündeki bu kitabı, bitirince bir kez daha okumak isteyeceksiniz.
Çünkü; bu kitapta içinizdeki diğerleriyle tanışacaksınız...
"İnsan birine eziyet ederken, nasıl bir duygu karmaşasındadır, kimse bilemez, kendisi bile. Yaşadığı tüm birikimlerin ve duygularının bir dışavurumu olabilir mi? Ama belki bizler, başka insanlar çok daha ağır travmalar yaşadık, neden zalim olmadık? Neden bazı insanlar zalim oluyor? Belkide zalim doğuyorlar. Kötüler hiç olmasa keşke. Yada bu olamıyorsa doğar doğmaz ölseler, biz onların kötü olduğu için öldüğünü bilmeden arkalarından yas tutsak. Kötülerin olmadığı bir dünya hayal edilemeyecek kadar muhteşem olmaz mıydı? Pençesinde olduğu duygunun kıskançlık olduğunu bilmeden kocaman karpuzu güç bela taşıyıp yeni doğan kız kardeşinin üzerine, ona zarar vermek için koyan çocuk kötü mü doğmuştur, kötü mü olmuştur? Beş yaşında bir çocuk, kıskançlık dürtüsü ile olsa bile, kötülük yapabiliyorsa, sanırım bu genetik nedenlerle olmalı."