Hiçbirşey

Hiçbirşey
@TUNCER_EGILMEZ
Delilik ve Dahilik
Puan vermedi·43 syf.·
2025 18. kitabı
Delilik ve dahilik arasındaki kıldan ince kılıçtan keskin çizgiyi anlatan kısa bir öykü. Bendeki kitap 43 sayfa idi. Baş kahramanımız kendini dahi kabul etmektedir ve ona göre çok şeyleri hak etmektedir; çünkü kendisi ayrıcalıklı bir yaratıktır. Bir de işin içine, karakeşiş girince hepten seçilmiş birisi olur çıkar. Sonunda herşeyi berbat eder ve herkesi mutsuz eder(Kendisi de buna dahil) Severek okudum. Okunması kolay ve okurken düşündüren bir kitaptı. Herkese tavsiye ederim
Felsefe-Düşünce
Kara KeşişAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 20229,5bin okunma
Reklam
Güzel Bir Aşk hikayesi!
Puan vermedi·88 syf.·
2024 12. kitabı
Kısa, duygu dolu bir aşk hikayesi. Yazım dili anlaşılır. Karakterler sade ve sıradan. Sayfa sayısı az ve sürükleyici, hızlı okunabilir. Herkese tavsiye ederim
Pastoral SenfoniAndré Gide · İş Bankası Kültür Yayınları · 20226,7bin okunma
9/10
·176 syf.·
2020 53. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Tabi ki ismini duymuştum ama kitabını okumak nasip olmamıştı. Şimdiden diğer kitaplarını da merak ediyorum. Özetle kitabı severek okudum, hiç sıkılmadım. Kitapta, konular sohbet havasında, kısa kısa bölümler halinde ele alınmış. Kolaylıkla okunuyor. Bir günde en az bir veya iki bölümü okuyup bitirebiliyorsun. Ertesi gün nerede kalmıştım, konu neydi sıkıntısı olmuyor insanda. Gayet aktüel ve hayata dokunan konular ele alınmış. Yaşamın içinden örnekler verilmiş. Yazar kendi hayatından, tecrübelerini de aktarmış, daha elle tutulur olmuş böylece. Yazar fazla lafı dolandırmadan anlatmış anlatmak istediği mevzuyu, dili oldukça anlaşılır ve sade. (Yalnız yazarın alıntı yaptığı kısımlar biraz ağır, anlamak için sözlüğe ihtiyaç duyula bilir.) Kolay okunabilen, okurken düşündüren, düşündürürken öğreten,.... bir kitap. Herkese tavsiye ederim.
Allah Kullarıyla Nasıl Konuşur?Hekimoğlu İsmail · Timaş Yayınları · 2012106 okunma
5/10
·224 syf.·
2020 36. kitabı
İncelemelerimi okuduğum kitabın bende bıraktığı tesire göre yapmaya çalışıyorum. Yoksa ben gibi alt düzey bir okuyucu bilmem kaç tane satmış bir kitabı nasıl değerlendirebilsin ki? Fatih Duman ' ın bu okuduğum üçüncü kitabı. En az bu kitabı severek okudum. Sanki yazılmış olmak için yazılmış. Gereksiz tekrarlar ve aynı sahnenin kişilere göre ayrı ayrı anlatılması, ilginç olmamış bence, sıkıcı olmuş, sayfa sayısını arttırmış sadece. Yani kitap daha da az sayfalı olabilirdi... Karakterleri de pek elle tutamadım. Biraz süperlik vardı sanki. Ne bileyim âmâ Ömer, yolcu Ömer en son çocuk Ömer. Hayatta böyle mechul kişiler var mı? En azından ben rastlayamadım henüz? Hayal etmekte zorlandım ve sık sık karıştırdım Ömerleri. Ve bu Ömerlerin konunun işlenmesine (Kibir) kitap okumaktan başka ne katkısı oldu? Orası da bana biraz karanlık kaldı. En çok Somuncu Baba karakterini gerçekçi buldum. O da yaşamış mış zaten. Kitapta işlenen Kibiri de ben her an bize saldırmaya hazır Zombi gibi, canavar gibi bir şey olarak hayal ettim. Organize suç şebekesinin patronu da Nefis. O heran bizimle değil mi ki ? Kaçıp kurtulabilir miyiz ondan? Onu biz beslemiyor muyuz? En ilginci de Somuncu Baba nın Nefisten Koronadan kaçar gibi kaçması. Bu kadar nefsine karşı zayıf mı idi O? Olsa idi Somuncu Baba üç kapıdan aynı anda nasıl çıkmıştı. Pek uymadı gibi geldi bana. Orda unutulan başka bir detay varmış gibi sanki... Beni en çok etkileyen Somuncu Baba ile alakalı kısımlar oldu. Zaten Ömerlerin maceraları da bir rüyadan ibaret imiş. Herşeye rağmen verdiği içten mesajlar ve tekbaşına güzel cümleler yüzünden okunabilecek bir eser. Bazan bazı kitaplar bir cümle için okunurmuş. Bir değil bayağı içeriyor kitap bunlardan. Ve bazı cümleler oldukça etkileyici.
ÂmâFatih Duman · Nesil Yayınevi · 20192,837 okunma
1/10
·232 syf.·
2020 17. kitabı
Nasıl başlayacağımı bilemiyorum? Okumuş olmak için okudum bu kitabı. Bu kitabı niye almıştım acaba ? Motivasyonum neydi ? Kitaplığımda öylece duruyordu. Başlığı güzeldi, baskısı ve cildi çok şeyler vaat ediyor gibi duruyordu. Onun için almış olmalıydım herhalde. Neyse başladım,yarıya kadar okudum kitabı birşey anlamamıştım, kişileri ve olayları bir türlü toparlayamıyordum. Nasıl olur ? dedim kendi kendime, başlık başlıktı cildi güzeldi, kendinden orjinal okuma ayracı bile vardı yani! İsmi hatırına tekrar başladım kitaba . Değişen bir şey olmamıştı. Yine tutunamamıştım kitaba. İnat ettim ve ikinci seferinde bitirme başarısını gösterdim. Olay örgüsü birbirinden çok kopuk. Kişileri yakalayamıyorsunuz. Kim kimdi ne yapıyordu... takibi çok zor oldu. Dönüp dönüp geriye bakıyorsunuz. Olmadık yerde gereksiz ve abartılı tasvirler konuyu bölüyor, kişileri unutturuyor. Ne? kim? Nerede? ne oluyor? İnanılmazdı, beni çok yordu! Tat alamadım bir türlü. Ayrıca bendeki baskısı birçok harf ve kelime hatalarıyla doluydu. Umarım diğer baskılarında düzeltilir? Bu kitaptan ne öğrenmiştim; başlığa kanma ! cilde aldanma! yorumunu okumadan bir kitabı alma!7
Hz. MusaToğan Kuter Eren · Çınaraltı Yayıncılık · 201717 okunma
Reklam