Sıla Tekdemir

Sıla Tekdemir
@T_Sila
Kendi halim diye bir yer var , çoğu zaman ordayım .
Ey ayaklarımızın dibindeki yoksul gül Gölgesi yüreklerimizin Öfkemiz sevgiye benziyor şimdi, sevgimiz öfkeye Ve tartışmaya çevirdiğimiz deniz ölüler bırakıyor Çıplak ölüler Birbirine kenetlenmiş çöpler halinde.
Reklam
Su birikintilerinin ağaçlandığı eski bir sokağın tarihinde Şöyle yazdı: Her şey sonraya kaldı.
Varsın her şey sonraya kalsın Sonraya, en sonraya Sözgelimi iki bin altı yüz kırk bir mil. Bir papatya ne kadar uzağı görebilirse O kadar yakın kalplerimiz birbirine Ölü bir denizi bile bir tartışmaya çevirdik Kayaları taş devrine göre ölçtük biçtik Kalemlerimizi kesilmiş çiçek sapları gibi attık Kapıları açarken birbirimize ağladık
Güneşin rengi sönmüş, ay tepede büyük bir açıklıkla ortaya çıkmıştı. Henüz aktı, altın sarısına bulanmıştı. Büyük bir rahatlıkla soluk alınıyor, ıhlamurlar altında sesler, akşamın tatlılığında yumuşuyor, yankılanıyordu.
Bakmalar görüyorum bütün gün türlü Bakmalar Pencere bakması, sabahlar bakması, yeşil otlar bakması Hepsi de beni buluyorlar, hepsi de bir yağmur uysallığında Gördüm suyunki yumuşak, gördüm ağacınki katı Gördüm ama şey ! Gördüm ama nasıl! Gördüm ama bu kadar göz!... Aynı bir gözler denizi, aynı bir o kadar canlı ..
Reklam