O, bu dünyada kendini hapsedilmiş, kuşatılmış hissediyor; tutuklunun üzüntüsü, çaresizliği, hastalığı, çılgın evhamları onun içinde de patlıyor; hiçbir teselli onu avutamaz; çünkü bu teselliler sadece bir teselli olduğu için, tutsaklığın hayvani gerçeğine karşı nazik ve baş ağrıtan bir teselli olduğu için.
Sadece yaşıyor olması bile sanki kendi yolunu tıkıyormuş gibi bir duygu vardı içinde. Yine de bu engellemeden, yaşamaya devam ettiği sonucunu çıkarıyordu.