Tekmil ırmaklar suskunluğa büründü, tekmil denizler dinginliğe kavuştu. İnsanlar silâhlarını sattılar ve öküz alıp tarlalarını sürmeye koyuldular. Tanrılara sunular gömdüler, tepelere tırmanıp yakardılar, gün boyu kafesler arkasında şarkılar
söyleyip eğlendiler.
İnsanı, kimin kim olduğunu bir türlü çıkaramadığı maskeli
balolar kadar tedirgin eden bu kimlik değişiklikleri, onun gerçek adını içermiyor; gerçek ad diye bir şey varsa tabii.