Tacdin

Sandalye
Sandalye devrilmeye, düşmeye, kırılmaya başladı, ancak yere indiğini söylemek pek uygun olmaz. İnmek ifadesi kullanılırsa sandalyenin kanatlarını çırparak havalandığı, sonra da yere indiği zannedilebilir. Tabii sandalyelerin kanatları olmaz, kolçakları varsa da onların yere indiği söyleneme, olsa olsa sandalyenin kolçakları yerinden çıktı denir. Gerçi inmek sözcüğünü gökten yağmur indi derken de kullanıyoruz, ama ben kendi tuzağıma düşmeden lafımı toparlarsam iyi olacak : Kanadı olmayan yağmur gökten inebiliyorsa kanatları olmayan sandalyeler de yere inemez mi?
Sayfa 9·Kitabı okudu
Reklam

Tacdin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·264 syf.·
9 günde okudu
·
2017 32. kitabı
Murat Uyurkulak
7.5/10 · 2.469 okunma
Kaç saat, kaç gün, kaç yıl ağladım? Gözlerimi zorla araladım, kirpiklerimden lehimler söküldü. Kucağıma, Oğuz'un doldurduğu sayfalara baktım. Islanmışlar, harfler eriyip birbirine karışmış. Şair kibarca uzandı, yavaşça çekip kağıtları aldı kucağımdan. Başımı arkaya yasladım, gözlerimi yumdum tekrar, birisi içime doğru bir tulumba çalıştırıyordu sanki, boğazıma dizilen hıçkırıkları yutmaya çalıştım, yapamadım.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Kuşkusuz, en iyi giriş cümlelerinden biri.
Devrim, vaktiyle güzel bir ihtimaldi. Saraylara merakla bakan sivil çocuklar hatırlıyorum. Geniş caddeler arşınlayan kavruk adamlar, böğürtlen yiyen kara kadınlar, sert laflar gezdiren kuru ağızlar...
Sayfa 11·Kitabı okudu