Bir insan pencereyi açıp sokağa atlayabilir, ama hiç kimse pencereyi açıp "Bana acıyın," diye bağıramaz.
... görünmez bir kadın, görünmez bir duvara çarptı ve bunu kimse görmedi.
Birleşince kısa devre yapan parmak uçlarımız öldü önce. Sonra yeşil öldü benim için, sonra kahverengi. Sonra ilk öpüştüğümüz yeri kalbinden bıçakladılar. On iki yıl geçti, susmak ne kısaymış. Sen, "böyle ne güzel sonsuza kadar susalım," diyorsun. Sonsuzluk bir gün herkesle konuşur sevgilim, bunu da biliyorsun.
İnsan babasını seçemez. İnsan ailesini seçemez. İnsan onlar yüzünden çekeceği acıları da seçemez. Aslında insan hiçbir şeyi seçemez ama seçemedikleri arasında en çok bunlar üzer onu. O yüzden en iyisi unutmak ve çekip gitmektir.