"Sana,beni asla tanımamış olan sana."
Senin tarafından unutulmuş olmak
yeterli değildi,bir de aşağılanmak zorundaydım.
Ve öyle sanıyorum ki,beni ölüm döşeğimden çağırsaydın bile,yataktan kalkıp seninle gitme gücünü toplardım.
Bu çocuksu,zavallı,korkak adam
kadınlardan ne istemişti?
Deneyimli kadınlar ona budala,
bakirelerde korkak gözüyle
bakıyor olmalıydılar;
çaresiz,olgunlaşmamış,
hayalperest biriydi o hala.
Stefan zweig'in en çarpıcı en sarsıcı novellalarindan biri olduğunu söyleyebilirim.
Taşradan çıkıp hic tanimadigi
bilmediği yabancı bir kente viyana'ya
tıp öğrenimi okumak üzere
gelen yoksul saf ve temiz bir
çocuğun iç burkan acıklı hikayesini
hafızalara kazinan bir dille anlatiyor.