Tahir Aksoy

Tahir Aksoy
@TahirAksoy
Kitap okumayı çok seven,her gün yeni bilgiler öğrenmeyi, doğa gezilerinde fotoğraf çekmeyi kendine hobi haline getirmiş, bisiklet turunu, yürüyüşü ve denizde yüzmeyi hayatının merkezine koyan kendi halinde münzevi bir kitap kurdu :)
Sovyet sisteminin dağılmaya başlamasıyla birlikte bu yaklaşım, iktisatçı John Williamson tarafından, 1989 yılında Washington Uzlaşısı (Washington Consensus) adı altında on ilke altında toplandı ve bu ilkeler o tarihten sonra neoliberal yaklaşımın On Emri haline geldi. Giderek bağımsızlıklarını yitiren ve ABD Hazine Bakanlığı'nın güdümü altına giren IMF ve Dünya Bankası, gelişmekte olan ülkelerle program kredisi ilişkisi kurduklarında bu çerçevenin uygulanmasını istediler. Washington Uzlaşısının on temel ilkesini şöylece sıralayabiliriz: (1) GSYH'ye oranla büyük sayılacak mali açıkları önleyecek bir maliye politikası izlenmeli. (2) Kamu harcamaları, sübvansiyonlardan, temel eğitim ve sağlık sisteminin ve altyapı yatırımlarının desteklenmesi gibi büyüme odaklı ve fakirleri koruma amaçlı alanlara kaydırılmalı. (3) Vergi tabanının yaygınlaştırılmasını ve ılımlı marjinal vergi oranlarını sağlayacak bir vergi reformu yapılmalı. (4) Faiz oranları piyasada belirlenmeli ve reel faiz çok yüksek olmasa da pozitif bir değer taşımalı. (5) Döviz kurları rekabetçi olmalı. (6) Kota gibi niceliksel kısıtlamaların kaldırılmasını öngörecek biçimde ithalat serbestleştirilmeli, ticareti korumaya dönük kararlar düşük ve tekdüze tarifelere dayandırılmalı. (7) Ülkeye yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımları serbestleştirilmeli. (8) Kamu iktisadi teşebbüsleri özelleştirilmeli. (9) Güvenlik, çevre koruma, tüketiciyi koruma ve finansal kuruluşların ihtiyat amacıyla gözetimini hedefleyen kurallar dışında kalan, piyasaya girişi ve rekabeti engelleyen kurallar kaldırılmalı. (10) Mülkiyet hakları için yasal güvenlik sağlanmalı.
Sayfa 29 - Remzi Kitabevi·Kitabı okuyor
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Türkiye gibi ekonomi dışında sosyal ve siyasal alanlarda da sorunların yaşandığı bir ülkede yapısal reformlar ekonomiyle sınırlı kalamaz, sistemin tümünü kapsayacak bir paket halinde düzenlenmesi zorunludur. O nedenle ekonomik, sosyal ve siyasal alanlarda ideal devlet-toplum ilişkileri yapısına geçmeye yönelecek bir reformlar paketi yerine, bu alanlardan birinde yapılacak değişikliklerle yapısal reform yapılmış olmaz.
Sayfa 27 - Remzi Kitabevi·Kitabı okuyor
1000Kitap
Yapısal reform ifadesi, bir ülkenin yapısını mevcut durumdan farklı bir yapıya doğru değiştirmeyi amaçladığı için birçok parçadan oluşan bir bütünü, bir paketi kapsar. Dolayısıyla yapısal reform bütün bir yapının değiştirilmesini içerir. Bir başka ifadeyle, örneğin düşünce özgürlüğüyle ilgili bir düzenleme yapılıp bunun eğitim alanına yansıtılmaması halinde ko yapısal reform tamamlanmış sayılmaz. Bununla birlikte birçok ülkede hukuk alanından eğitime, ekonomiden sanata kadar pek çok alanda reform gereksinimi olduğu ve bunların hepsinin aynı anda gerçekleşmesi kolay olmadığı için parça parça yapılması ve bunların zaman alması normal kabul edilmelidir.
Sayfa 27 - Remzi Kitabevi·Kitabı okuyor
1000Kitap
19'uncu yüzyılın ortalarına doğru buhar makinesinin devreye girmesiyle üretimde yeni bir yapı ortaya çıkmış, kitlesel sanayi üretimi başlamış, bu gelişme tarımdan ve zanaattan sanayiye ciddi bir istihdam kaymasına yol açarak Sanayi Devrimi olarak adlandırılan genel bir yapısal değişime kapı açmıştır. Bu büyük değişimin en önemli özelliği, sanayi üretimiyle sınırlı kalmayıp bütün üretim yapısını ve kültürel yapıyı köklü bir biçimde değiştirmiş olmasından kaynaklanıyor. Bir başka ifadeyle Sanayi Devrimi hem toplumsal hem de ekonomik yapı değişikliğinin bir arada yaşandığı bir gelişmeye yol açtığı için, tarım devrimi gibi o da devrim olarak adlandırılmaktadır. Sanayi Devrimi feodalitenin son kalıntılarını tasfiye ederek, burjuvazi ile işçi sınıfı gibi iki temel sınıfı ve emek ile sermaye gibi iki temel üretim faktörünü ortaya çıkarmıştır. Bu büyük değişim hukuki yapıdan ekonomik yapıya, siyasal yaklaşımlardan sosyal anlayışlara kadar hemen hemen bütün toplumsal altyapıyı değiştirdiği için şimdiye dek yaşanmış devrimlerin en etkilisi olarak sınıflandırılabilir.
Sayfa 20 - Remzi Kitabevi·Kitabı okuyor
1000Kitap
Yapısal değişimler bazen devrimlerin de öncülüğünü yapar. Kabaca on beş bin yıl önce insanların birtakım bitkileri ehlileştirmesi, hayvanları evcilleştirmesi ve toprağa yerleşmesiyle tüketicilikten aynı zamanda üreticiliğe geçişi büyük bir değişimi ifade ettiği için bu durum devrim olarak tanımlanıyor. Neolitik devrim ya da tarım devrimi denilen bu devrimden önce insanoğlu, yaşamını toplayıcılık ve avcılıkla geçirdiği için bütün zamanını ilkel ihtiyaçlarının karşılanmasına harcıyordu. Bu dönemde avlanma, yemek pişirme ve yemek yeme gibi işlerde kullanmak için ilkel araç yapımı dışında, sanayi ya da hizmetler kesimi açısından ortaya çıkmış bir gelişme yoktu.
Sayfa 19 - Remzi Kitabevi·Kitabı okuyor
1000Kitap