Birbirine teğet geçememiş hayatların, sarsıcı bazen de yıkıcı gerçeklerle yüzleşmelerini konu ediniyor kitap. Adından da anlayacağın gibi aşıklar var, isimleri değişiyor ama ana karakter üzerinden kısaca bahsetmek istiyorum ne & kimle karşılaşacağından. Orhan, borca batmış, hala umutsuz aşkının peşinden koşmaya çalışan bir akademisyen. Arkadaşının elinden tutmasıyla kendini uzak bir kasabada bulur & tek başına eskiden hastane olan bir yerde yaşamaya başlar. Çevresinde az insan olsa da gizemini koruyan şeylerle karşılaşır, duyduğu sesler nedir, kimsesizler mezarlığını sık sık ziyaret eden-sonra kaçanlar kimlerdir & en önemlisi de neden birkaç günlüğüne geldiği bu yer sanki onu bırakmak istemiyor, daha da içine çekmek istiyor gibi hissettiriyor?
Merakınızı sık sık besleyen, akıcı bir anlatım mevcut kitabın genelinde, yazardan okuduklarım arasında ilk sıraya yerleşti desem yalan olmaz. Önerimdir -.-