Şehnaz bir kokudan, bir çağrışımdan onlarca anıyı elinde olmadan hatırlamaya mahkumken, annesi için günbegün hatıralar yok olmaktadır.
Tek cümleyle kitabı böyle anlatabilirim size, merak ediyorsanız devamını muhakkak okuyun tabi
Şehnaz, annesiyle birlikte yaşarken hayatı için en kritik gecelerden birinde annesinin dışarı çıktığını görür & peşine takılır. İkisi de 1987'nin o meşhur karlı gününde dışarıda ıslanır ama en önemli nokta bu değildir: anne olan biten hiçbir şeyi hatırlamıyordur. İlk uyurgezer olayını saklayıp annesinin uykusunda söylediği & daha önce duymadığı isme takılır: Harun'a.
Şehnaz'ın kendisi içinse hayat gelgitlerle doludur ama hep E.'nin etrafında dönüyordur. E. üniversitedeki hocalarından biridir & onunla -annesinin tüm karşı çıkmalarına karşı- birliktedir.
Şehnaz'ın gözünden geçmiş & o güne dair yaşanılanları anlatmış canım Tunç
Bazı noktalarda "Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi"ndeki gibi birçok hikaye iç içe geçiyor bazı noktalardaysa hiç anlatılmayan yan karakterin hikayesini merak ediyorsunuz.
Kimilerine göre durağan bir anlatım sergilediğini düşünülmüş bana göreyse Tunç'un oturmuş kalemi derim, kısım kısım uzun ama hep merakı canlı tutan & en sonunda da tüm hikayeyi çok güzel bağlayan.
Önerimdir, iyi okumalar -.-