"Çalınan Dikkat" kitabının çevirmeni, büyük ölçüde devrik cümleler kullanmayı tercih etmiş. Bu durum, metni hem anlamayı hem de okumayı zorlaştırmış. Ayrıca, çeviride sürekli olarak duyulan geçmiş zaman (mış, miş) eklerine yer verilmiş. Bu anlatım tarzı bana adeta bir masal kitabı okuyormuşum hissi verdi ve okuma sürecini benim için sıkıcı hale getirdi. Ancak, tüm bunlara rağmen, kitabın içeriği ve vermek istediği ana mesaj oldukça etkileyici ve değerliydi.
Maaşınızdan daha çok, evinizin büyüklüğünden daha çok, işinizin prestijinden daha çok, istediğinizi, istediğiniz zaman, istediğiniz insanlar ile yapmayı kontrol edebilmek, insanları mutlu eden en genel ve en yaygın yaşam tarzı değişkenidir.
İnsanlar hayatta ilerledikçe, gençliğin umut vadeden cahilliğinden, yetişkinliğin ciddiyetine geçince eninde sonunda giderek artan bir şekilde rahatsız edici bir soruyla karşılaşır: “Hepsi bu mu?” Çocukluk acılı, ergenlik kafa karıştırıcı olabilir ama çoğu insanda, bunların hepsinin ötesinde büyüyünce işlerin daha iyi olacağına dair bir beklenti vardır. Yetişkinliğin ilk yıllarında gelecek hala umut vericidir, insanın hedeflerinin gerçekleşeceğine dair umutları vardır. Ama kaçınılmaz biçimde banyo aynası ilk beyazları gösterir ve o fazla kiloların gitmeyeceği gerçeğini onaylar; kaçınılmaz olarak gözler bozulmaya ve tüm vücutta gizemli bir acı gezinmeye başlar. “Senin zamanın doldu, devam etme vakti” Bu olduğunda çok az insan hazırdır.