Lisede, üniversitede, maaşı garanti olup, mesai ücreti yüksek, hatta bir de emeklilik planı olan “iyi bir iş” bulabilelim diye çok çalışmamız, ilgi duymadığımız şeyleri yapmamız öğretilmiştir bize. Sonra, bir gün emekli olalım ve hayatımızdan birkaç yıllığına keyif alalım diye ruhumuzu öldüren bu işte kırk yıl çalışmamız beklenir. Yaşamayan bir varlık, bir maaş çeki için en değerli varlığımızı (zamanımızı) adamamız, kendimizi tüketircesine çalışmamız öğretilir. Bize bir maaş çekinde ve bu maaş çekiyle satın alabileceğimiz şeylerde gerçekte olandan çok daha fazla değer olduğu öğretilir.
Çok paranın sizi güvende tutacağını sanıyorsunuz. Sorun şu ki;
Daha çok kazanmanın kontrolü her zaman bizde değil
ama daha az harcamanın kontrolü bizde.