Kim olduğunu ve kim olmadığını anlamaya çalışmak lazım. Hayattaki esas macera bu. Kendini bir yerde bulduğunda arkada bıraktığın ve hep yanında taşıdığın şeyler vardır.
eğer kendi başıma becerebilirsem, o zaman da 'Eh, beceriyo işte', diyip beni terk edecek.
Eğer sıçarsam, bu sefer de
"şu pisliğin haline bak" diyip gene terk edicek.
Eskiden olsa Angela’yı o tatlı, kadife sesiyle
şehvetten çılgına dönmüş bir halde inleyerek
penisimin ne kadar büyük ve tatminkâr
olduğunu söyleyip gülümserken, duygularıma
karşılık verirken ve sonra da gözlerini kapatıp
beş dakika boyunca çığlıklar, boşalma, saç
savurma ve kendini mıncıklama eşliğinde
orgazm olurken hayal ederdim. Rod Girder
Yapımcılık’ın iddialarına bakılırsa, satış
başarılarının arkasındaki sır bu beş dakikalık
eşsiz orgazmlarmış. İşte eskiden olsa böyle
fanteziler hayallerimi süslerdi. Eskiden derken
bu sabaha kadar.
Nefret ettiğimiz bir piyasada, nefret ettiğimiz bir şehirde, sanki evrenin merkezindeymişiz gibi davranan, gerçek hayatın başka bir yerde yaşandığı düşüncesini kafamızdan atabilmek için içimizi pis uyuşturucularla ve boş işlerle dolduran, yaptığımız her şeyin bu paranoyayı ve gerçeği beslediğinin farkında olsak bile buna bir şekilde dur diyebilmek için yeterince duyarlı olamayan, bıkkın ve de bitkin pislikleriz biz.