Hamza TOPRAK

%100 tarafçıl yazılmış bir yazı
Puan vermedi·280 syf.··
2025 102. kitabı
Hazreti Ebû Bekir ve Hazreti Ömer zamanlarında Suriye taraflarındaki muharebelere katıldı. Hazreti Ömer, onu Şam vâlisi yaptı. Hazreti Osman, halifeliği sırasında, bütün Suriye’yi onun emrine verdi. Hazreti Ömer zamanında dört yıl, Hazreti Osman devrinde oniki yıl, Hazreti Ali’nin hilâfeti esnasında beş yıl, İmâm-ı Hasan vaktinde altı ay Şam vâliliği yaptı. Hazreti Osman’ın şehîd edilmesinden sonra, Hazreti Ali’yi, bütün müslümanlar halife-i müslimîn seçtiler. Hazreti Ali önce ortalığı yatıştırmaya çalıştı. Sahâbe-i kiramdan bir kısmı katillerin hemen yakalanarak kısas yapılmasını halifeden istediler. Bir kısmı ise susmayı tercih ettiler. Bunlardan her birinin başkasına uymayıp, kendi ictihâdıyla hareket etmesi dinen lazım idi. Zira Eshâb-ı kiramın hepsi müctehid idi ve her müctehidin kendi ictihâdı ile amel etmesi farzdır. Abdullah İbni Sebe adındaki yahudi işe karışarak, iş muharebeye sürüklendi ve Basra ve Cemel Vak’aları meydana geldi. Hazreti Muâviye o zaman Şam’da vâli idi ve üçüncü kısım ictihâdında olup, idâresindeki müslümanları bu muharebelere karıştırmamıştı. Fakat Hazreti Ali Şamlıları da çağırınca, Hazreti Muâviye birçok hadîs-i şerîfleri düşünerek karşı taraf gibi ictihâd etti. Halife, Şamlılarla anlaşmak üzere iken, araya yahudi fitnesi karışarak Sıffîn muharebesi meydana geldi. Bu muharebelerde bütün Eshâb-ı kiram gibi Hazreti Muâviye de ictihâdı ile hareket ederek, İslâmiyetin emrini yerine getirmeye uğraşmışdır. Nitekim Eshâb-ı kiramın, bu muharebeler esnasında bile birbirleriyle mektûblaştıkları, nasîhatverdikleri, sevişdikleri birçok misallerle meydandadır. Meselâ Sıffîn muharebesi sırasında Bizans İmparatoru ikinci Konstantin, hudutlarındaki İslâm şehirlerine rahatsızlık veriyordu. Hazreti Muâviye ona mektûb yazıp, “Bu sarkıntılıkdan
MuaviyeVolkan Kemal Ergenekon · Özgür Yayınevi · 03 okunma
Ay.g. isimli okura yanıt verildi
Hamza TOPRAK
Birde şuan elimde bir kitap var umut ediyorum ki son noktayı koyacak bir kitap çünkü Muaviye konusunda okudukca kafam karisiyordu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
%100 tarafçıl yazılmış bir yazı
Puan vermedi·280 syf.··
2025 102. kitabı
Hazreti Ebû Bekir ve Hazreti Ömer zamanlarında Suriye taraflarındaki muharebelere katıldı. Hazreti Ömer, onu Şam vâlisi yaptı. Hazreti Osman, halifeliği sırasında, bütün Suriye’yi onun emrine verdi. Hazreti Ömer zamanında dört yıl, Hazreti Osman devrinde oniki yıl, Hazreti Ali’nin hilâfeti esnasında beş yıl, İmâm-ı Hasan vaktinde altı ay Şam vâliliği yaptı. Hazreti Osman’ın şehîd edilmesinden sonra, Hazreti Ali’yi, bütün müslümanlar halife-i müslimîn seçtiler. Hazreti Ali önce ortalığı yatıştırmaya çalıştı. Sahâbe-i kiramdan bir kısmı katillerin hemen yakalanarak kısas yapılmasını halifeden istediler. Bir kısmı ise susmayı tercih ettiler. Bunlardan her birinin başkasına uymayıp, kendi ictihâdıyla hareket etmesi dinen lazım idi. Zira Eshâb-ı kiramın hepsi müctehid idi ve her müctehidin kendi ictihâdı ile amel etmesi farzdır. Abdullah İbni Sebe adındaki yahudi işe karışarak, iş muharebeye sürüklendi ve Basra ve Cemel Vak’aları meydana geldi. Hazreti Muâviye o zaman Şam’da vâli idi ve üçüncü kısım ictihâdında olup, idâresindeki müslümanları bu muharebelere karıştırmamıştı. Fakat Hazreti Ali Şamlıları da çağırınca, Hazreti Muâviye birçok hadîs-i şerîfleri düşünerek karşı taraf gibi ictihâd etti. Halife, Şamlılarla anlaşmak üzere iken, araya yahudi fitnesi karışarak Sıffîn muharebesi meydana geldi. Bu muharebelerde bütün Eshâb-ı kiram gibi Hazreti Muâviye de ictihâdı ile hareket ederek, İslâmiyetin emrini yerine getirmeye uğraşmışdır. Nitekim Eshâb-ı kiramın, bu muharebeler esnasında bile birbirleriyle mektûblaştıkları, nasîhatverdikleri, sevişdikleri birçok misallerle meydandadır. Meselâ Sıffîn muharebesi sırasında Bizans İmparatoru ikinci Konstantin, hudutlarındaki İslâm şehirlerine rahatsızlık veriyordu. Hazreti Muâviye ona mektûb yazıp, “Bu sarkıntılıkdan
MuaviyeVolkan Kemal Ergenekon · Özgür Yayınevi · 03 okunma
Ay.g. isimli okura yanıt verildi
Hamza TOPRAK
Aynen oyle hocam bu arada bende öyle düşünüyorumdum ama gecenlerde bir hocamın bana burda (hz) kelimesiyle ilgili bir link atmıştı onu izledikten sonra pek takilmiyorum o kelimeye çünkü HAZRET-İ bir saygınlık anlamında olduğunu belirtti. Ha şu yazılsaydı rahatsız olabilirdim R.A.
'Bu yol zor bir yol; güller ve çiçeklerle döşeli bir yol değil. Dikenlerle bezeli, kanlarla süslenmiş bir yol." Büyük ÜSTAD SEYYİD KUTUB
Din
S.Z. isimli okura yanıt verildi
Hamza TOPRAK
Amin
Puan vermedi·160 syf.··
2025 99. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2025 23:06
Muâviye kimdir? Muâviye, Mekke'nin ileri gelen ailelerinden olan Ümeyye'den Ebû Süfyan'ın oğludur. Hz. Peygamber (s.a.s) Mekke'de İslâm'ı tebliğ etmeye başlayınca, bu tebliğe karşı koyanların başında bulunmazsa bile, Ebû Cehil, Ebû Leheb ve Utbe b. Ebi Rabi'a gibi azılı İslâm düşmanlarının yanında yer alan Ebû Sufyân'ın oğlu Muâviye, Hz. Peygamber (s.a.s) tarafından Mekke fethedilinceye kadar, müşrik ordusunun içerisinde, İslâm'a karşı savaştı. Mekke fethedilince, Ebû Sufyân ve diğer Mekkelilerin Müslüman olduğu gibi, Muâviye de Müslüman oldu. Bu sırada Uhud savaşında Hz. Hamza'nın ciğerlerini çiğneyip, parmaklarını, kulaklarını ve burnunu kendisine kolye yapmış olan Ebû Sufyân'ın karısı yâni Muâviye'nin annesi Hind de Müslüman oldu. Târihçi İbn Kesir, Muâviye'nin, fetihten bir sene önce olan "Umretu'l- Kada" sırasında Müslüman olduğunu ve fakat Müslüman oluşunu, fetih gününe kadar babası Ebû Sufyân'dan sakladığını söylediğine dâir bir rivâyeti de ayrıca zikretmekteyse de, genel olarak kaynaklar, onun Mekke fethinde Müslüman olduğunu kaydediyorlar. Mekke fethinde, kerhen Müslüman olan Ebû Süfyan, Hz. Peygamber (s.a.s)'e gelerek, oğlu Muâviye'yi kendisine kâtip olarak kabul etmesini istedi ve Resûlullah (s.a.s), "Müellefe-i kulub" dan olan Ebû Sufyân'ın bu teklifini kabul etti ki, İbn Kesir 10 bunu, Muâviye'nin vahiy kâtibi olduğuna delil olarak göstermektedir. Bu şekilde Hz. Peygamber (s.a.s)'in diğer vahiy kâtipleri yanında vahiy kâtipliği yapan Muâviye, ilk defa Hz. Ebû Bekir zamanında İslâm orduları içerisinde cihada gönderildi ve Hz. Ömer (r.a)'ın Hilâfeti döneminde, ağabeyi Yezid b. Ebi Süfyan'ın emri altında, Suriye cephesinde Bizans'a karşı cihada devam etti...
Emeviler Dönemiİhsan Süreyya Sırma · Beyan Yayınları · 2022714 okunma
Hnzd isimli okura yanıt verildi
Hamza TOPRAK
Hnzd evet hocam mesaj kutum kapalı maalesef