Ey oğul, öyle insanlar göreceksin ki... Koyunu yemek için tilkiyle plan yapacaklar, kurtla birlikte öldürecekler, çobanla birlikte yiyecekler,
sahibiyle birlikte yas tutacaklar ve hiçbir şey olmamış gibi davranacaklar...
Bu yaşıma gelene kadar öğrendiğim en muazzam şey, tepkisiz kalabilmek. İnanılmaz kırılmış, şaşırmış ya da üzülmüş olsam bile her şeyin olabilirliğini, herkesin, her şeyi yapabileceğini kabullenmek.
Bazı kültürler, ölülerini yakarak son yolculuklarına uğurlasalar da insanların çok büyük bir kısmı ölülerini gömmeyi tercih ediyorlardı. Bunlar dışında da birtakım gelenekler olsa da Pia'nın aklına yıllar önce okuduğu çok ilginç bir yazı gelmişti. İki İtalyan tasarımcı ölülerin gömülmesi ile ilgili yeni geliştirdikleri bir alternatifi insanlarla paylaşmışlardı. Capsula mundi adını verdikleri bu yöntemde birtakım özel kapsüller kullanılıyordu. İnsanlar öldükten sonra bedenleri, cenin pozisyonunda kapsüle yerleştiriliyor, ardından kapsülün içine ağaç tohumları konuluyordu. Daha sonra bu kapsülü toprağa gömüyorlardı. Kapsülün özelliği ağacın gelişim sürecindeki ihtiyaçlarını insan bedeni aracılığıyla sağlamaktı. Bu sayede mezar taşlarıyla dolu mezarlıklar yerine ağaçlardan oluşan anıt parklar oluşturmayı hayal etmişlerdi. Her ağacın üzerin de o ağacın kime ait olduğu da yazıyordu (24).