Platon'un, Devlet'in VII. Kitap'ında söylediği gibi, eğitim ''göze görme gücü vermek değildir çünkü o güç zaten gözde vardır; eğitim gözü doğru yere çevirmeyip doğru yere bakmayan ruhu dönüştüren şeydir.''
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gorgias'ın mantığı ''Böyle olsaydı .....şunun da olması gerekirdi'' mantığıdır. Bu mantık onun önemli söylevlerinde olduğu kadar, oyun olsun diye yapılan ve sözgelimi Helen'in masumiyetini kanıtlamak ya da ihanetle suçlanan kahraman Palamedes'i aklamak amaçlı savunmalarında da görülür.
Gorgias, şiir ya da doğa hakkında bir kitap yazmak yerine, düzyazıyla Yokluğun Kitabı'nı yazmayı tercih etmiştir. Bu çalışmasında, Varlığın olmadığını, çünkü olsaydı bile düşünülemeyeceğini ve düşünülür olsaydı bile ifade edilemeyeceğini anlatır.
Demokritos, Sakızlı Metrodoros’un radikal kuşkuculuğunun yolunu açar; buna göre eğer “her bir şey, kendisi hakkında düşündüklerimizden ibaretse kimse hiçbir şey bilmiyor demektir.”
Demokritos akli varlıklara gerçek bir varlık atfetmekten vazgeçer ve onları “saymaca” kategorisi içine yerleştirir. Ünlü formülün kökeni budur: “Renk saymaca olarak vardır, tatlı saymacadır, acı saymacadır ve aslında sadece atomlar ve boşluk vardır.” Bu demektir ki bizim hissî şeylerle ilgili görüşlerimizin cisimlerin gerçekliğini kavrama iddiası, sadece saymacadır yani bir tür gelenek ve alışkanlıktır.