Hiç aynaya bile bakmamışım
Sen beni kendimle tanıştırdın
Bazen adımdan bile hoşlanmadım
Sen beni kendimle barıştırdın.
Yıllar geçse bile
Hep öğretmenim kalacaksın...
Ama bağışla beni, unutmuşum,
Yıldızını, güneşini, ayını, utanmadan.
Öyle köksüz günlerim gelmiş
bozkır çadırlarında çırılçıplak,
Unutmuşum ana demesini bile,
Öykünmüşüm türküsünü ellerin,
Ağzıma bir kara düşmüş, bağışla beni.
İşte and içiyorum,
Bütün ölüler adına,
Bütün gençler, bütün doğacak çocuklar adına,
Varacağım deyişine gündüz gündüz,
Varacağım Tanrı'ya dek,
Soluğumda soluğun.
Seslenir seni bana "ova"m, "dağ"ım,
Nere gitsem bulur beni arınmış.
Bir çağ ki akar ötelere,
Bir ak.. ki yüce atalar, bir al.. ki ulu oğullar,
Türkçem, benim ses bayrağım...
“Kendini konuştur.
Söyleyeceğin yalan bile bizim için bir kıymettir.
Elverir ki, güzel yazasın. Madem ki roman yazacaksın,
Önce, her şeyden evvel bir roman işçisi ol.”
Hayır bunu ona hiç kimse dememişti.