Yazar, konuşmaz aslında.
Sustuğu yerden anlatır her şeyi.
Ne kadar çok susarsa, o kadar derine yazar kelimelerini.
Çünkü en çok sustuğunda büyür içindeki cümleler.
Ve bazen öyle kelimeler seçer ki,
Sadece yaşayan anlar, sadece susan hisseder.
Yazar, gözyaşını mürekkebe karıştırmadan yazamaz.
Çünkü onun kalemi kanla değil, kalple yazar.
Her nokta bir duruş,
Her virgül bir nefes alış.
Ve bazen bir boşluk...
En gürültülü çığlıktır satır aralarında.
Yazar, dünyaya uzaktan bakar.
Kalabalığın içinde bile yalnızdır çoğu zaman.
Bir elinde kahve, diğerinde hayal kırıklığıyla
Bambaşka bir dünya kurar suskunluğun tam ortasında.
Yazar dediğin, yaşadığını değil;
Yaşayamadığını yazar en çok.
Söyleyemediği sevdayı,
Tutamadığı eli,
Gidemediği yolu...
Yazar dediğin, en çok orada yaşar:
Gitmediği yerlerde,
Söylenmemiş sözlerde.
Ve bilir misin?
Bazen bir cümle kurar,