poezi rebele

Yanarım; öyle bakma yüzüme yağmur gibi Dağıt kalbini saran hasret bulutlarını Damlasın gözlerine sonsuzluk usaresi Dalgınlık evlerinin en güzel melikesi Sevemem; tozlu raflar arasına girmeden Çöllerim kandır benim Sevemem; karanlığı bir daha devirmeden Aşkım isyandır benim
Sayfa 11 - Timaş yayınları
Reklam
Senin gözlerin dram; oysa ağlatan benim Ben dilenci; sen sultan; sevgi dağıtan benim Sen ışık; ben karanlık ve aydınlatan benim Ben ölümüm; sen hayat; cana can katan benim Sabah sende oluyor; güneşi tutan benim Soran ben; sorulan sen; hüznü damıtan benim Öldüren ben; ölen sen; kabirde yatan benim Sen sevda yüklü bulut, göklerimin sahibi Saklıyorum içimde seni bir tufan gibi
Sayfa 19·Kitabı okudu
at vuruldu; içim paramparça rüveyda gölgelerin ardına sakladım kusurumu sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin ben burda damla damla eriyip akıyorum yine de, çiğnetemem kimseye gururumu istenmediğim yeri sessizce terkederim hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim
Sayfa 17 - Timaş·Kitabı okudu
Çöp konteynırlarının kenarında yerleri koklayan bir gözü şaşı ve kulağı kesik bir köpek vardı. Onun duruşundan bile keder akıyordu. " Belki de burası bizim mutsuzluğumuzun başkentidir" diye düşünüyordu Behzat Ç ve " belki de hala yaşamaya devam ediyorsak artık buna alıştığımız içindir, elimizden başka bir şey gelmediği içindir."
Sayfa 89 - Iletişim yayınları·Kitabı okudu
45 dakika sonra Olay yeri inceleme ekipleri gelmiş uzman personel Sıtkı ile Behzat Ç yere diz çöküp kesik erkek başının üstüne eğilmişlerdi . 30'lu yaşlarda birine ait olduğu belliydi arka tarafı yuvarlakça çıkıntı yapmış biçimsiz bir kafaydı. Behzat Ç ne düşünüyorsun diye sordu? " 3600 ek göstergeyi düşünüyorum" dedi Sıtkı. 3600 verseler emekli olacağım.
Sayfa 79 - Iletişim yayınları·Kitabı okudu
Reklam