Doğa neyi ne zaman yapacağımızı bize hiç sormaz. Onu hayalimizde canlandırdığımız gibi değil gerçekte olduğu için kabul etmeliyiz; bir çizelge, bir takvim, hatta bir imbik peşindeysek bunları kabul etmekten başka çaremiz yoktur. Böyle yapmasak bile bize kendini nasıl olsa kabul ettirir.
İçlerinden geldiği gibi davranan insanlar, iş görenler dar kafalı oldukları için kafaları çalışmadığı için her işi becerirler. Bunu size şöyle açıklayacağım: Bu tür insanlar dar görüşlü olmalarından ötürü önlerine çıkan ilk sebepleri ikinci dereceden de olsa ana sebep sanırlar, davranışlarına sağlam bir dayanak bulduklarına herkesten çabuk ve kolay inandıklarından dolayı da içleri rahattır. En önemlisi de bu değil mi zaten? Herhangi bir işe girişmeden önce bütün kuşkulardan arınarak huzur içinde olmalıdır insan.
Bir huyum var, içimde gizlediğim şeylere başkasının dokunmasını sevmiyorum... Ya da daha açık söyleyeyim insanın çevresindekileri eğlendirmek için duygularını ikide bir dışarı vurmasının çirkin olduğuna inanıyorum. Haklı değil miyim? Ara sıra kaşlarımı çatmayı da daha çok bunun için seviyorum işte.