Baktığın yerlere bakmak korkutuyor artık.
Baktıgın her detaya aşık olmak ne demek bilirmisin.
İşte onuda sadece gözlerim biliyor.
Ya kör olmam gerek ya da seni gömmek
Bu yüzden önce benim ölmem gerek.
Konuşmak istemiyor işte nedensiz
Anlamsız bir boşluk işte
Aniden gelişleri korkutuyor işte
Hiç geçmeyecekmiş bir sancı gibi işte
Anlamsızlıgı en çok yoran yanı
Anlasam öldürecem de kendimi
Sonra boşlugun bitişinin mutluluğunu yaşıyorum işte.
Sonrası boş kısacası anlamsız boşluk işte.
Beni sev ya da sevme
Ben kendimi sevmek için verdiğim mücadeleyi
Bir de senin beni sevmen için veremem
Bir daha aynı mücadeleyi vermeye kalksam
Tekrar kendimden nefret etme korkusu var içimde.
Kimi sevgilisine kaçar
Kimisi de sevgilisinden
Kimisiyse gururundan vazgeçmeyi...
Oysa herkes kafasında kurguladığı kadardı.
Sevgi ve aşk da öyle;
Sınırları çizilmiş kadar aşık.
Gördüğümüz kadar sevebiliyorduk.
O yüzden;
Ne kırabiliyorduk zincirlerimizi
Ne de fark edebiliyorduk.
Sevgi ve aşkı bir kuş misali
Elimizle öldürüyorduk.
Ruhumuzu ise bedenimizde zincirliyorduk.