Tayibe GÖKTAN PARMAKSIZ

Tayibe GÖKTAN PARMAKSIZ
Hayatı anlamaya ve anlamlandırmaya çalışan, hem öğretmen her anda da öğrenen bir anne...Hacettepe Üniversitesi sınıf öğretmenliği mezunu...Meraklı...
Bir yanda onların yapısal aptallıkları karşısında demokrasinin vazgeçilmezlerinden olan başkaldırı tutumu vardır - kolektif sorunlarla herkes meşgul olmazsa bilfil tiranlığın içine düşeriz. Dürüst olmak gerekirse gittikçe büyüyen kayıtsızlık ve bireylerin kendi içine kapanmaları yüzünden şimdiden kısmi olarak bu durumdayız. O halde kurumların aptallıklarına karşı çabalarınızı devam ettirmek ve bunlarla uğraşmaktan asla vazgeçmemek hayati önem taşır.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kendilerini her ne kadar sürekli güncelleseler de hemen ardından çaresizce yetersiz kalan kurumların karşısında vatandaşların, (özellikle haklardan yararlanmayanların) haklarının tanınması, yani toplumdan kendilerine uygun bir yönetim için her daim mücadele etmesi gerekir. Aynı zamanda ve aynı nedenlerden dolayı da memurlar, devletin daimi yozlaşmasına kapılmamak için sürekli mücadele etmek zorundadırlar(tabii onlar için artık çok geç değilse.)
Sayfa 95·Kitabı okudu
Devlet çalışanlarına hep en verimsiz görevler yükleyerek ve onların işlerini daha özenle yapmalarının koşullarını baltalayarak, çalışmalarının karşılığını almalarına engel olarak, onlara kendilerini yıpratan bir yaşam biçimi dayatarak zaten temeli hatalı olan işleyişine bir kat da savsaklama ekler.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Bununla birlikte "hak" çok kolay kullanılsa da çok ağır bir kavramdır, daha net olmak gerekirse kanıtların nadir olduğu bir alandır.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Aptallar "politika" veya "din" diye adlandırılan tüm bu şeylere o kadar inanırlar ki coşku sel olup taşar. Bir şeye inanmak insana tahammül, sükûnet ve denge getirirken onların inancı kendilerini olağanüstü kırılgan yapar. Bir nüans, bir aksaklık bile canlarının yanmasına yeter.Bu durumda yapılacak en basit şey susmaktır. Gerçekten de politikanın ve dinin ortak yönü kavramlarının bilhassa pratik olmasıdır; nasıl bir vatandaş ve nasıl bir inanan olduğumuzu davranışlarımızla gösteririz. Bir kez davranışların sessizliğine gömüldüğümüzde, insanların "Tanrı" (kendilerine neyin hakkında konuştukları sorusunu bile sormazlar) ve "iktidar" (aynı şey) hakkındaki sayısız aptalca düşünceleri mavi gökyüzündeki bulutların masum hareketleri kadar hafifler ve bu göğün altında istediğiniz yere gitmekte özgür olursunuz.
Sayfa 89·Kitabı okudu