Tayfun Dinçer

Tayfun Dinçer
Bu profil okuduğum kitaplardan kendi hayatıma etkisi olacağını düşündüğüm satırları biriktirmek ve sonrasında göz atmak için oluşturulmuştur. -Saygı talep edilmez, hak edilir.
Harf İnkılabı'ndan sonra Latin Harflerine Atfen
Nitekim Atatürk bazı epigrafik malzemeyi daha iyi değerlendiren Paul Wittek için etrafındakilere; “AvusturyalI Wittek, bunları okuyor da siz mi değerlendirmiyorsunuz?” demiştir. Paul Wittek o günden sonra pek rahat ettirilmediğinden şikâyet etmişti. “Okuyan gibi olalım” demektense “okuyanı ürkütmek evladır” prensibinin geçerli olduğu anlaşılıyor.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
29 Ekim Anısına
Türkiye kapalı köylerde yaşayan bir ülkeyken, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyaya entegre olup bir birikim sağlayabilmiştir. Peki, bu başarıyı sağlayan elemanlar nereden çıktı? Okullar imparatorluktan kalmaydı; Cumhuriyet, üstüne Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Ziraat Enstitüsü gibi çok iyilerini ilâve etti. Buralardan yeni entelektüeller çıktı. O sebeple Cumhuriyet bir seferberliktir.
Kurmaylık Eğitimi
Atatürk bir askerî dehadır. Ancak bunun tarifini yapmak çok güçtür. Bu noktada aldığı kurmay öğrenimi çok önemlidir. İyi bir eğitim aldılar, tabiri caizse her şeyi biliyorlardı, sivillerle irtibatları çoktu, felsefe, tarih, bilhassa coğrafya, edebiyat, mühendislik ve matematik hakkında bilgileri ve eğitimleri vardı, hiç değilse ne konuşulduğunu anlarlardı.
Başkumandanlık Meydan Muharebesi
İsmi geçen kumandanlar yanında o tarihte albay olan, sonra Budapeşte ve Vichy Fransası’nda sefirlik yapan Behiç Bey’i de zikretmemiz gerekir. İmkânsızlıklar içindeki Türk demir yollarının bu savaşın sevkiyatına yetişebilmesi onun ve takımının sayesindedir. Deha ancak çevresiyle parlar. Büyük adamların ideali kitlenin itaati ve tasvibiyle gerçekleşebilir. Gazi Mustafa Kemal Paşa geniş kitleyi kazanabilmişti.
26 Ağustos 1071 Türklerin Anadolu’ya giriş tarihidir; 26 Ağustos 1922(Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Muharebesi) ise Anadolu’dan asla çıkmayacağımızın belgesidir; zaten çıkamayacak durumda olduğumuz da açıktır.