Tayfun Doğan

Tayfun Doğan
@Tayfun_dogan
bu profili not defterim olarak kullanıyorum. önemli bulduğum sonrasında dönüp tekrar bakarım dediğim noktaları paylaşıyorum. Bu paylaşımlar, alıntıladığım cümleleri onayladığım anlamı taşımaz.
Sağcı bir düşünüş tarzına sahip olanlar, bizimle düşmanlarımız arasında bir ayrım yapmamakta, düşmanlarımızla halkımızı birbirine karıştırmaktadır. Büyük halk kitlelerinin düşman diye baktıklarına, bunlar, dost diye bakmaktadırlar. "Solcu" bir düşünce tarzına sahip olanlar, bizimle düşmanlarımız arasındaki çelişkileri öylesine büyütürler ki, halk arasındaki belirli çelişkileri, düşmanlarımızla bizim aramızdaki çelişkilerle karıştırırlar ve aslında hiç de öyle olmayan kimseleri, karşı-devrimci diye kabul ederler. Bu görüşlerin hiçbiri, karşı-devrimi bastırma sorununu, gerektiği biçimde ele almamızı ya da bu konudaki çalışmalarda ulaşılan sonuçları doğru bir açıdan değerlendirmemizi sağlamaz.
Reklam
Kemalizm- Diktatörlük- Sosyalizm
Kemalist diktatörlük, sözde demokratik, gerçekte askerî faşist bir diktatörlüktür. -İbrahim Kaypakkaya- Türkiye'de sosyalist sol hareketi ( Yön- MDD Ekseninin katkılarıyla) büyük oranda "solculuğunu" kemalizmin inayeti altında gerçekleştirmeye çalıştı. Bu ülkede emperyalizme karşı olunacaksa o da kemalist bir renkle olunmalıydı vs. Dolayısıyla 1970 lere kadar Kemalizmin Türkiye sosyalist hareketi üzerinde belirleyici bir etkisi olmuştur. İbrahim Kaypakkaya bu retoriği yerle bir ederek Kemalizmin doğrudan faşist bir diktatörlük olduğunu beyan eden öncü bir devrimci olmuştur. 19 Mart Fırtınası ile ortaya çıkan "Kaypakkaya" tartışmalarını bu minvalde ele almak gerekiyor.
Marx, bu yasayı (Çelişkinin özgüllüğü), kapitalist toplumun ekonomik yapısının incelenmesine uyguladığı zaman, bu toplumun temel çelişkisinin, üretimin toplumsal niteliği ile mülkiyetin özel niteliği arasında olduğunu görmüştür. Bu durum, özel işletmelerdeki üretimin örgüt- lü niteliği ile bütünüyle toplumdaki üretimin anarşik niteliği arasındaki çelişkide kendini göstermiştir. Bu çelişkinin sınıfsal görünüşü, burjuvazi ile proletarya arasındaki çelişkidir.
Sayfa 45
"Bir şeyi bilmek için, bütün yanlarını, bütün bağlantılarını ve ara bağlantılarını iyice kavramamız, incelememiz gerekir. Bunu tam olarak asla başaramayacaksak da, çok yanlılık, yanılgılara ve katılığa karşı en iyi güvencedir.”
Sayfa 39 - V.İ.Lenin, " Once Again on the Trade Unions, the Pressent Situation and the Mistakes of Trotsky and Bukharin"(1921), Selected Works, Eng. ed., International Publishers, New York 1943, vol. IX, s.66.
Nitelik bakımından farklı çelişkiler, ancak farklı nitelikte yöntemlerle çözümlenebilir. Örneğin, proletarya ile burjuvazi arasındaki çelişki, sosyalist devrim yöntemi ile; büyük halk kitleleri ile feodal sistem arasındaki çelişki, demokratik devrim yöntemi ile; sömürgeler ile emperyalizm arasındaki çelişki, ulusal devrimci savaş yöntemi ile; sosyalist toplumda isçi sınıfı ile köylüler arasındaki çelişki, tarımın kolektifleştirilmesi ve makineleşme yöntemi ile; sosyalist bir parti içindeki çelişki, eleştiri ve özeleştiri yöntemi ile; toplum ile doğa arasındaki çelişki, üretici güçlerin geliştirilmesi yöntemi ayrılık vardır. Farklı çelişkileri çözümlemek için farklı yöntemler kullanmak; Marksistlerin sıkı sıkıya gözetmek zorunda oldukları bir ilkedir. Dogmacılar bu ilkeyi gözetmemektedirler. Onlar çeşitli devrim durumları arasındaki farkı anlamadıklarından, farklı çeliş- kileri çözümlemek için farklı yöntemler kullanılması gereğini de anlamamakta, tam tersine, her yerde, hiç değişmeden kullanabileceklerini sandıkları tek bir formül kabul etmektedirler. Bu usul, devrime yalnız başarısızlıklar getirir ya da pekâlâ yürütülebilecek işleri karmakarışık eder.