Dünya bir hayaldir Süleyman.
Soluduğun hava,
bastığın toprak,
içtiğin su, yandığın ateş hayaldir,
daim sanma. Kabul et, her kim dalmışsa bu hayale elbet uyanacaktır bir gün,
sultan olsan kâr etmez.
Hakikatin ırmağında herkes üryandır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir keresinde arkamda duran adam sıradan biraz sapmıştı ve bu simetri bozukluğu SS gardiyanının hoşuna gitmemişti; ansızın kafama inen iki ağır sopa yedim. Ancak o zaman yanımda duran eli sopalı SS gardiyanını farkettim. Bu tür durumlarda insanı en çok yaralayan şey ( ki bu hem yetişkinler hem de cezalandırılan çocuklar için geçerlidir) fiziksel acı değil, haksızlığın, mantıksızlıgın verdiği ruhsal ıstıraptır.
Yeni gelen tutuklular, öldürmeye çalıştıkları acı dolu duyguların içinde kıvranıyordu. Her şeyden önce, tutsağın, evine ve ailesine yönelik sınırsız özlemi söz konusuydu. Bu duygu çoğunlukla öylesine akut oluyordu ki, kişi, özlemin kendisini yiyip bitirdiğini hissediyordu. Bunu tiksinti izliyordu: Onu çepeçevre kuşatan olanca çirkinliğe ve bunu çağrıştıran her şeye yönelik bir tiksinti.
Şimdi bize, insanı kabaca her şeye alışabilen bir varlık olarak tanımlayan Dostoyevski'nin sözlerinin doğru olup olmadığını sorulacak olursa, cevabımız, "Evet, insan her şeye alışabilir, ama nasıl olduğunu bize sormayın," olacaktır.