Dedemiz Çanakkale'de, dilini bilmediği düşmana şefkat lisanıyla konuşabiliyor. Ya bizler, onların bugünkü torunları, aynı dili eşimize, çocuklarımıza konuşturabiliyor muyuz? Şefkat,öyle bir dildir ki, sağır duyabilir, kör de görebilir.
Şimdi yeniden ve bir daha ruh köklerimize dönmek zamanı... Çünkü tarihimize vefanın heyecanını yaşamadan ve yaşatmadan sağlam bir nesil yetiştirmek imkanımız yoktur. Bu heyecanı uyandırmak, canlı tutmak ve gelecek nesillerimize taşımak, hepimizin en öncelikli işi olmalıdır.