"Bana kalırsa o göz alıcı ışıklarıyla şehrin ortasına dikilmiş bir sokak lambası gibiydi ama bunu romantik değil, hüzünlü buldum. İnsanlar orada olduğu zaman ya da bir gösteri olduğu zaman yakıyorlar ışıklarını. Sürekli başka birilerinin mutlu olması için ışığı yanan ama insanlar bakmadığı zaman karanlıkta olan bir sokak lambası gibiydi.
"Bir gün lambası kırılsa, insanlar bir daha dönüp bakmayacak. Ona bir hurdaymış gibi davranacaklar ve Eyfel Kulesi zamanla kendisinin bir hurda olduğuna inanacak, inandıkça da bir hurdaya dönüşecek."
"Aksine, artık herkesin gördüğü bir şey değil. Kalbimi çalan da bu."
"Hayatta kalmayı öğrenmişsin ama hep savaşarak öğrenmişsin, savaşmadan da yaşayabileceğini, savaşmadan nasıl yaşayabileceğini de sana ben öğreteceğim."
"O büyümüş, ben kollarının arasında küçülmüştüm ama bu rahatsız edici bir küçülme değildi; dünyada varlığını sürdüren her zamanki ben gibiydim. Kocaman dünya ve küçücük ben... Ama bu defa aynı dünya beni öldürmeye değil de yaşatmaya çalışıyor gibiydi."