O gece, anlattılar ona. İsimleri, yerleri, söylentileri. İşte o zaman, daha önce habersiz olduğu bir dünyayı fark etti, belli belirsiz. Olağanüstü öfkeli heriflerin, girilemez sitelerin, ölümcül mahzenlerin kaynaştığı bir dünya. Bir başka sefer.
Unutulmuş bir çocuktu. Ya da bulunmuş bir çocuk. Bu ne taraftan bakıldığına bağlıydı. Ne olursa olsun, anne ve babasını hiç tanımamıştı, sonradan vermeye çalışılan eğitim de, ona köklerini hatırlatmaya çalışmamıştı hiç.