Tuğrul Emre Kaya

Tuğrul Emre Kaya
@Tek35
Allahın yarattığı kulu severim yaratandan dolayı... KULA MİNNET EYLEMEM...
Reklam ve Marka Danışmanı
İzmir
28 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Vefa, ihanet, ahd. Zahid dediğimiz ahdini bozuyor. Uğrunda ahid verdiklerim vefasız çıkıyor. İmanım artık bu dünyaya sığmıyor. Herkes korkusunu benim üzerimden geçiriyor. Kederi kabusu olana sözüm yok ama kaderini kederleştirenlere bir çift sözüm var: "Değmez bu dünya!" dedim içimden. "Değmez..." "Allah'ım, değmezlerin peşinde oyalama kalbimi..." Çadırlarımızı kurduğumuz ilk gece babamı düşündüm. Babam Ali yalnızdı. Babam Allah'ın aslanıydı. Onu anlayan azdı. Arada sırada hayıflandığı zamanlar olurdu. Anlaşılmazlığın girdabında, yalnızlığının sancısında mırıldandığı olurdu: "Aslan gündüz inlemez."
Sayfa 168
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çıkış yollan kapandığında arada kalmanın adı ihanettir. Vurgun yemiştik. Yorgunduk, Vefasızlığın yorgunluğu içime doğmuştu, ihanetin keskin bıçağının sırtımıza saplanacağı, suratımıza çarpacağı...
Sayfa 125
Alıntı
Dünyadan boşanmışken rahat ile evlenemez. Ben ölümden kaçmıyorum, ölüme kaçıyorum. Yezid'e dur demeyeceksek eğer, ne diye yaşıyoruz ki? "Herkes Yezid den şikayetçi. İş emri bil maruf nehyi ani'l münkere gelince sus pus olmak da neyin nesi? Ayeti adetleştirenlere yazıklar olsun. Adeti ayetleştirenlere veyl olsun. Bana, "Sus! Dur! Gitme! Dön!" diyenlerin sesi Mekke'nin bir adım ötesine bile ulaşamıyordu ve ben yola ömrümü sermeye hazır bir yolcuydum. İstikamet, şehadet. Benim gözümde, "Hayat, iman ve cihattır. Dolayısıyla o diriyse diri olduğu için inanç yolunda savaşla yükümlüdür. Yalnız güçlü kişi değil, 'diri kişi de sorumluluk taşır.
Sayfa 122
Alıntı
Önce yokluk vardı. Var oldu varlık "Kün" ile.Vav kıvrıldı. Ucu sürgün verdi vuslata "Nun" ile. Varlık Adem oldu. Ademler can oldu. Bütün oluş, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" ile başladı. Yol. Yolculuk. Söz. Sözleşme. "Bela" dedi varlık. Böylece "Ol" olmayı başlattı. Aşk'a "Bela" sözü verildi tesbih ve zikir ile. Sözün kıymeti bu yüzden önemliydi. "Bela" ahde vefaydı.
Sayfa 111
Alıntı
Bir köşede oturup insanları düşünmeyen, onların dertleriyle dertlenmeyen bizden değildir. Çile ile ektiğiniz çiçekleri yoldular, savurup attılar. Ahde vefanızı önemsemiyorlar. Dünya bıraktığınız gibi değil. İnsanlar emanet ettiğiniz üzere değiller.
Sayfa 74