Sahiden dostlarım , insan kırıntıları ve kolları ,bacakları arasında dolaşır gibi dolaşıyorum insanlar arasında .
Ve gözlerim şimdiki zamandan geçmiş zamanlara kaçıyor; Hep aynıdır gördükleri : kırıntılar ve kollar, bacaklar ve ürkütücü rastlantılar _Ama insanlar yok_
Evet ,güldürüyorsunuz beni ,şimdinin insanları ! Özellikle de kendi kendinize şaştıgınızda !
Ne olurdu halim ,sizin şaşkınlığınıza gülemeseydim ve tasınızdaki bütün o igrenclikleri kafaya dikmek zorunda kalsaydım.
Hep en arsız dilencileri gönderdiniz yufka yurekliligimin önüne; ve hep en iflah olmaz edepsizleri saldınız merhametimin üzerine. Boyle zedelediniz erdemimin inancını.
Yasam bir haz pınarıdır; Ama ayaktakımı da aynı pınardan içtiğinde tüm kuyular zehirlenir. Temiz olan olan herkese karşı iyiyimdir; Ama sırıtan ağızları ve temiz olamayanların susuzluğunu görmeye tahammülüm yoktur. Gözlerini aşağıya, kuyuya dikiyorlar; iğrenç gülüşleri yansıyor şimdi kuyudan yukarıya.