Helin Tekin

8/10
·144 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 00:19
Merhaba; Bir toplum düşünün: umutsuzluğa kapılmış, çaresiz, bitkin ve ne yapacağını bilmeyen insanlarla dolu. Yaşamına son vermek isteyenlerin sıradanlaştığı bir yer… Bir de bu insanlara ölümün yollarını sunan bir “İntihar Dükkanı” olduğunu hayal edin. Oldukça sarsıcı bir fikir, değil mi? Kitabı ilk elime aldığımda ben de gerilmiştim. Fakat bitirdiğimde, verilen mesajın ne kadar acımasız görünse de bir o kadar gerçek olduğunu düşündüm. Hikâyenin en çok etkileyen yanı, karamsarlığın meslek haline geldiği bir aile içinde umut gibi parlayan Alan’dı. Bu kadar umutsuzluğun hüküm sürdüğü bir yerde adeta çiçek gibi açıyordu. Söyledikleri, yüzündeki o bitmeyen gülümseme ve insanlara karşı duyduğu saf iyimserlik kalbime dokundu. Onun varlığı, karanlığın içinde küçük ama inatçı bir ışık gibiydi. Herkesin bu kadar karamsar olduğu bir ortamda umutlu kalabilmek başlı başına bir direniş biçimi aslında. Fakat içten içe, hikâyenin sonunun içimi acıtacağını tahmin etmiştim. Çünkü çoğu zaman en iyi niyetli olan, en çok mücadele eden karakterler bir şekilde kaybeder. Amacına ulaşmış olsa da ulaşmamış olsa da, bedel ödeyen taraf genellikle onlar olur. Alan’ın en dokunaklı yanı şuydu: İçindeki bütün umudu ve neşeyi çevresindekilere dağıttı ama kendine hiçbir şey saklamadı. Hep veren taraf oldu ve bunu karşılık beklemeden yaptı. Karakteri fazlasıyla içselleştirdim. Kitap bittiğinde aklımda şu soru kaldı: Günümüzde hâlâ böyle insanlar var mı? Bu eser, kara mizahın arkasına saklanmış sert bir sistem eleştirisi sunuyor. Umudun bile tehdit olarak algılanabileceği bir dünyada, iyimser kalmanın ne kadar zor ama bir o kadar da kıymetli olduğunu hatırlatıyor.
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·1062 syf.··
2026 5. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 23:25
Merhaba; Anna Karenina, aşk, evlilik ve toplum baskısı etrafında dönen, bireyin mutluluk arayışıyla toplumsal kurallar arasındaki çatışmayı anlatıyor. Roman, bir yandan yüksek sosyetedeki ilişkilerin görünürdeki düzenini, diğer yandan insanların iç dünyalarındaki yalnızlık, tutku ve ahlaki sorgulamaları ele alıyor. Farklı karakterlerin hayatları üzerinden sevmenin, bağlılığın ve “doğru” kabul edilen yaşam biçimlerinin ne kadar kırılgan olabileceğini gösteriyor. Açıkçası böyle bi son beklemiyordum. Annanın yaptığını her ne kadar doğru bulmasamda böyle bi son hakketmediğini düşünüyorum. Çok üzücü olan Vronski de Anna kadar hatalı olmasına rağmen toplumun sürekli kadınları yalnızlaştırma, sanki tek suçlu onlarmış gibi davranmasını çok iyi aktarmış yazar. Genel olarak ara ara okurken sinirlensem de çok sevdim, muazzam bir eser. “İnsanların tüm acılarını ancak sevginin ve inancın avutabileceğini…” “-Birini seversen eğer, olmasını istediğin gibi değil, olduğu gibi, her şeyiyle seversin.” “O zamanlar bana o kadar güzel ve erişilmez gelen şeylerin pek çoğu önemini yitirdi, o zaman elimde olanlarsa şimdi sonsuza dek erişilmez hale geldi.”
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma