Hiç kimsenin gerçeğimi öğrenecek kadar yakınıma sokulmasına izin vermiyordum. Süslü yalanlarla güçlü gerçekler arasında doğru ayrımı yapan ruhum sefilleri oynuyordu.
Mesela bu havalarda tek kalacaksın, kabul edecek kendi doğanı ve saygı duyacaksın. Yüce bir ruhun olacak böyle havalarda, boyun eğmeyeceksin tutkularına… Tüm istasyonlardan kaçacak, sıcak bir odada soğuk bir gözyaşı dökeceksin.
Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki içimde, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyordum. İnsanların iç sesime ve kalbime zarar vermesinden, kabuğumu kanatmalarından duyduğum korkuyu unutmak için verdiğim bu savaş bu acı kanıma karışmıştı, hissediyordum.